Konusu " Eğer teknolojinin tüm gereksinimlerinizi karşıladığı, çalışmak zorunda olmadığınız bir dünyada yaşıyor olsaydınız, yaşam seçimleriniz neler olurdu? "

Yazar Rumuzu:athena7354
Eser Sıra Numarası:260213eser16




                                         EN ‘E DOĞRU SONSUZLUK
       Yaşamak nedir sorusuna cevap aramakla başlardım hayata. Her an her saniye soluduğumuz havanın gidebildiği yerlere gidebilmek isterdim. Yaşadığımız dünyadaki günlük koşuşturmalardan, insanların önyargılarından, yargısız infazlardan uzak kalabileceğim bir hayat tasarladım kendim için. Eğer tüm gereksinimlerimin teknoloji tarafından karşılandığı bir dünyada yaşıyor olsaydım, bence asıl özgürlük bu olurdu. Çalışmak zorunda değilim, şu ‘’ekmek parası’’ dediğimiz kavramın ortadan kalkması hayat şartlarının kolaylaşması demek olurdu. Çalışmak özgürlüğü kısıtlıyor demiyorum yine boş durmazdım, bana gerçek ve erdemli gelen yaşantının peşinden koşardım. Fotoğraflar çekerdim gezebildiğim tüm yerler adına. Şimdi pek vakit bulamıyorum ama içimden geldiği her an kağıda, kaleme sarılırdım. Kağıt ile kalem iyi dosttur, sırdaştır.
Eğitimime devam ederdim, gelecek için kaygım olmadan. Karanlık dehlizlerde kaybolmamak daha geniş pencerelerden bakabilmek için eğitim şart. Boş vakitlerde kitap okumak sözünü kaldırırdım lugatımdan. Kitap okumak, içimdeki duyguları, yaşanmışlıklarımı kaleme almak işim olurdu. Her sabah yediyi on geçe uyanırım. Erken uyanınca, birde güneş hafif bir esinti eşliğinde yeryüzünü aydınlattığı günler ‘’bugün ne yapabilirim ‘’ sorusunu sormak muhteşem olurdu. Belki de bugün neler yapabilirim sorusu makineleşmekten kurtarırdı bizi.Hayatı elimde tutmak daha olumlu bir insan yapardı beni.Daha çok sevgi tüketebilirdim belki… Mutluluklarım elimdekilerle yetinmek değil daha fazlasını ve en iyisini yapabilmek olurdu.
Benim annem çalışan bir bayan. Mesai saatlerine göre program yapmadan, hafta içi bir günümü annemle zamanı önemsemeden doya doya konuşmak isterdim. Teknolojinin tüm ihtiyaçlarımı karşıladığı bir dünyada yaşıyor olsaydım sofraya geçim sıkıntılarını, yorucu iş gününü düşünerek oturmazdı babam. Belki de daha neşeli olurdu. Onun neşesi daha çok neşe dağıtırdı belki.
 ‘’Ben akan değişen hareket eden şeye güvenirim. Çünkü yaşamın doğası budur’’ der, Osho. Evet, bende böyle bir yaşam istiyorum; hareket eden değişen benim nefes alışlarım kadar canlı bir yaşam. Dünyanın cennet uçuşumun temeli olmasını isterdim. Kendimi geliştirebileceğim bir dünyaya sahip olurdum böylece.
Eğer teknoloji tüm ihtiyaçlarımı karşılasaydı bana hayat düzeninde günlük işler değil önemli işler düşecekti. İnsan olmak, insanlığın ruhta bittiğini gerçek yaşamın bu olduğunu bilmek her nefes alışımda çıkmayacaktı aklımdan. Aslında bizi kollarımızdan tutan hala kavrayamadığımız, özgürlük zannettiğimiz bu karmaşadan kaçabilirdim.
      Teşekkür ederdim böylece, azıyla yetinip benliğimle mutlu olmayı öğrendiğim için…