Konusu " Eğer teknolojinin tüm gereksinimlerinizi karşıladığı, çalışmak zorunda olmadığınız bir dünyada yaşıyor olsaydınız, yaşam seçimleriniz neler olurdu? "

Yazar Rumuzu:zerdüşt1900
Eser Sıra Numarası:210213eser11




                                                        YENİ DÜNYA
     Teknoloji şüphesiz insan yaşamının dönüm noktası ve aslında insanın kendi çıtası. Bu çıta her gün her an yükseliyor ve hayat kolaylaşıyor gitgide. Önceden yapmak zorunda olduğumuz şeyleri teknolojinin sırtına yüklüyoruz ve kendimizi döngüden çekiyoruz. Bir gün teknoloji, insanoğlunun kendi çıtasında en üste konacak ve artık insan için tek aktivite yaşamak olacak. Peki ya biz o gün o çıtanın altında diğer tüm insanlarla beraber sonsuz durgunluğa ve sıkıcı monotonluğa mı katlanacağız?
Teknoloji büyük bir dev ve biz kendi çıkarlarımız için onu kullandığımız ilk tarihten beri karşılığında bizden bir şeyleri almasına izin verdik. Radyasyon, çevre kirliliği, ozon tabakasındaki bozulmalar, nesli tükenen canlılar, küresel ısınma derken çok şeyi kolaylaştırıp çok büyük riskler aldık. Bir gün çıtayı en üste koyduğumuzda hayatın kolaylıklarına yaslanıp durmayacağız, vazgeçmiş gibi göründüğümüz birçok şeyi aslında çok çok önemsediğimizi doğaya kanıtlayacağız ve tüm bu sistemin kirlettiği bedenimizi, ruhumuzu, sporla arındıracağız. Chi'ye kendimizi bırakabilir, içimizdeki özgür insanın adını her yere kazıyabiliriz.
Teknolojinin her şeyi karşılaması ruhumuzun tükeneceği anlamına gelmez, gelmemeli. Aksine kolaylaştırılmış bir hayat ruhumuzun ve hayallerimizin bizi biz yapma yolunu açan en büyük etken olabilir. Başkasına çılgınca gelen her şeyi yapabiliriz, yapmalıyız. Çünkü hayallerimiz bizi biz yapar. Tibet yaylalarında at binebiliriz mesela, Avustralya'da kangurulara yakın durabiliriz, Mariana Çukuru'nda daha önce hiçbir hayalperestin görmediği bir balığı görebiliriz, ying yang felsefesiyle ruhunu doldurmuş bir ustadan eğitim alabilir, kansere çözüm bulan bilim adamı da olabiliriz, bir gökkuşağını fotoğraflama şansını yakalayabiliriz. Henüz dünyaya açılmamış bir kabileye ses olabiliriz, bir panda için ilk yüksek inilti, bir üçüncü dünya ülkesi için refahın simgesi bir başbakan da olabiliriz. Bir grevde emeği tadan bir aktivist de... Ve her şeyden önce aşkı tam anlamıyla yaşayabiliriz, labirentin duvarları boyunca uzanan bir ışığı kalbimize alıp bir güneş yapmanın anlamını yaşayabiliriz. Bizi biz yapan her şeye minnettar olarak ve tüm somut toplumsal önyargılardan uzak bir dünyada başkalarına damarlarımızda dolaşma imkanı tanıyabiliriz. Ve hayallerimizin tüm ortak yanlarını çıtanın ve diğer oluşturulmuş tüm sınırların ardına çıkarıp hiçbir sınıfa hiçbir ırka ayrıcalık vermeyen bir düzen yaratabilir, paranın da bir sonraki nesillerce hatırlanmayan kaybolmuş bir sınır olduğunu kanıtlayabiliriz.
    Sonuç olarak; teknoloji eğer bizim için çalışacak, bizim için hayatın tüm zorundalıklarını, umutsuzluklarını ve hatta mutsuzluklarını bastıracaksa hayallerimiz belirleyecek yeni dünyayı. Ve hayaller ile aşklar hiç olmadığı kadar taze, hiç olmadığı kadar özgür, hiç olmadığı kadar sevecen ve hiç olmadığı kadar duyarlı olacak.