Konusu " Eğer teknolojinin tüm gereksinimlerinizi karşıladığı, çalışmak zorunda olmadığınız bir dünyada yaşıyor olsaydınız, yaşam seçimleriniz neler olurdu? "

Yazar Rumuzu: sunta1995
Eser Sıra Numarası: 120213eser03


                                                            TUTTUĞUM ALTIN

         Oldukça basit bir yaşantım var. Ne çok param var ne de az. İstediğim her şeyi yapamıyorum. Ama istediğim şeylerden de mahrum kalmıyorum. Hayallerim var. Yapmak istediğim ziyaretlerim, sanatlarım, olsun istediğim yeteneklerim var. Ama olsun demekle kaldığım kavramlarım var. Para her şeyi çözer mi sorusuna ikilemli cevabım var. Yeri geldiğinde evet  yeri geldiğinde hayır ama çoğu zaman evetli düşüncelerim var. Birçok kapıyı yüzüme kapatan, tek bir kâğıt parçasına muhtaç olduğum günlerim var.

Hepsinin çözümü tek bir hayalde saklıydı oysa. Çok paran mı olsun istiyorsun? Otur hayal et. Yeşillikler, mavilikler, sarılıklar… Zor bir şey değil. Gözlerini kapaman yeterli. Karşında duran paranın sana hiçbir katkısı olmayacağı için o parayı para yapmak, har vurup harman savurmak yerine gönül rızası şeylere harcamak gerekir. Ben de tam bunu yaptım işte. Çalışmak zorunda olmadığım, paraya para demediğim bir yaşam hayal ettim. Hayal etmekle kalmadım tabi ki . Gerçekten farksızmış gibi yaşadım.

Tuttuğum altın oluyordu sanki. Kalkıp da her şeyi tutmuyordum tabi. Çalışmak zorunda değildim. Ama değilim diye de yan gelip yatmıyordum. Para insanı koşuşturursa mutlu eder diye düşündüğümden, içime kapanıp, dört duvar arasındaki yaşantımı sınırsız paramla süsleyemezdim.Benim çocukluğum anne, baba yanında ayrılığın söz konusu olmadığı bir şekilde geçti. Ama ben hep kimsesiz çocukların yerine koydum kendimi. Onlar gibi hissettim. Mutsuzluğumu onlarla birleştirdim. Onları anlayabileceğim kadar anlamak istedim ve anladım. Şimdi de o sınırsız paramla, fazlasıyla onlara hayatlarında şimdiye kadar yaşayamadıkları anları yaşatmaya adım atıyorum. Kendimi seviyorum. Çünkü kendimi mutlu etmekten çok, başkalarını mutlu etmem ve onların mutluluğunu gördükten sonraki tattığım o haz kadar gerçekçi bir duygu düşünmüyorum.

Sadece kimsesiz çocuklara yardım etmekle bir kenara çekilmiyorum. Bunun gibi birçok derneklere imza atıp sadece bu işlerle uğraşmayı benimsiyorum. Huzur evindeki teyzelerime ve amcalarıma evlat oluyorum. Onların tüm ihtiyaçlarını,bütün samimiyetim ile karşılayıp, onların sevinç dolu gözlerine ve gözyaşlarına şahit oluyorum. İnsanlarla kısıtlamıyorum, hayvanlarımızın da bir hayata ihtiyacı olduğunu düşünerek onlara da ideal bir yaşam sunuyorum.Yarasız,sağlam bir beden için kendi yaşantımı onlarla birleştiriyorum. Onları da sahipsiz bırakmamayı amaçlıyorum.

       İşte teknolojinin tüm gereksinimlerimi karşıladığı bir hayata ben anne, baba ve evlat oluyorum. Böyle bir yaşam tarzına sevgiyle bağlanıyorum. Paranın benim cebimden değil de gönlümden çıktığını da vurgulayarak, pişmanlık duygusunu hiç mi hiç tatmıyor ve gözlerimi kısa süreli hayatıma kapatıp, gerçeğime açıyorum.


önceki eser / sonraki eser