Konusu " Eğer teknolojinin tüm gereksinimlerinizi karşıladığı, çalışmak zorunda olmadığınız bir dünyada yaşıyor olsaydınız, yaşam seçimleriniz neler olurdu? "

Yazar Rumuzu:sinir6161
Eser Sıra Numarası:220213eser06



                                                                  KALEMİMDE

     Yaşam;Bir şeylerle mücadele ettiğimiz zaman duraksayan trafik gibi.Sıkıcı ve sinir bozucu.Aynı zamanda sona nasıl ulaştığımızı anlayamayacak kadar hızlı.Her şey nasılda rayına oturmuş oluyor “yol” bitince.!
Hayatımızı kolaylaştırmak için her yola başvuruyoruz.Yeter ki,o ağırlaşan işlerden,bitmek bilmeyen görevlerden,emirlerden,kısaca her şeyden bir an önce kurtulalım.Daha çok günü birlik yaşıyoruz aslında.Programlı bir ömür geçirmek mümkün müdür? Sanırım bu sadece öğrencilik yılları için geçerli olan bir durum.Çünkü o dönemlerde yapmamız gereken belli başlı işler var ve başarılı olabilmek için tek yapmamız gereken bunları düzenleyip bir sıraya koymak.Tabi bizler düzen için çaba harcamazken,doğru sonuçları almayı bekliyoruz.Üstelik elimize geçen koca bir hiç yada başarısızlık örnekleriyle akıllanmayıp,üzerlerine bir takım şeyler daha eklemeye çalışıyoruz.Yama üzerine yama.Ne hayat ama...!
Batırdığımız yada altından kalkamadığımız bir çok şey gelir başımıza.Tabi aksini iddia edecek olanlar vardır mutlaka.Birisi onlara harika insanın olmadığını açıklamalı bir an önce.Nedir yani,koca bir ömür muhteşem olmak ve işleri yoluna koymak için mi yaşıyoruz.? Peki her şey yolunda gitti ve istediğimiz her şeyi elde ettik diyelim.Güzel bir diploma,harika bir iş,bir sürü tanıdık insan ve beklide birbirinden değerli insanların olduğu bir aile.Nasılsa oturduğumuz yerden de bir çok iş yapabiliyoruz artık.Öyle değil mi.?Bir bilgisayar,bir telefon hatta bir mail bütün işimizi görebilir konumda artık.Dünya’nın bir ucundaki insanlarla iletişim sağlayabiliyoruz.Hiç tanımadığımız insanların resimlerine,videolarına gülüyoruz.Evet onları çok uzakta olmamıza rağmen görebiliyoruz ve bunu teknoloji denen o harika şey gerçekleştiriyor.Nasılda zamanımızı bize bağışladığına bir bakın ; faks makinesi başında beklemek yok.Tek bir mektup alabilmek için postanede beklenen kuyruklar,birilerine ulaşabilmek için yollarda geçirilen onca vakit,birilerinin sadece iyi olduğunu bilmek için saatlerce telefonun düşmesini beklemek,uzayan fatura kuyrukları  ve daha fazlası.Düşünmek bile can sıkabiliyor.Oysa şimdi bütün bunları tek bir  tık yada otomatiğe bağlanan hesaplar halledebiliyor.Bunun için çok şanslıyız.Nede olsa teknoloji denen bir dostumuz var.Peki  bu süre zarfında hissettiklerimiz ne olacak?Bir çok ruh haline bürüneceğiz ve bizi bütün bu kolaylıklar bile mutlu etmemeye başlayacak bir süre sonra.Peki,peki  ya sonrası?
 

Teknoloji ne kadar yardım ederse bir o kadar kötü hissederim ben.Hiç bir suretle iletişim olmayacak.Sürekli düşünmeye başlayacağım.Ve bütün bu düşünceler  bir süre sonra teknolojinin yardımları yanında çığ gibi büyüyecek.Bu daha fazla psikolojik danışman ve daha fazla seans demek!  Harika… Sırf kapitalizme alet olabilmek için girilen onca yarışın sonunda aklımdan olacağım demek? Bu gerçekten berbat bir gelişmeydi işte.Ne kadar kabul etmesek de ortada bir gerçek var ;  “Teknoloji asla ruhumuza gerekli yardımı yapamaz.”           

Kas ağrısı gibidir ruhta açılan yara.    
Zorlamadığınız sürece hissetmezsiniz.
Ne zaman ters düşse yapabildiklerinizle fikirleriniz,

Şakaklarınıza vurur sancısı.
 

     Benimse tek istediğim bu sancıyı mümkün mertebe azaltmak.Ve bunun için tek ihtiyacım olan bir kalem ve bir kağıt.Ben kalemim kağıdı gezdiği kadar mutluyum.Kağıtlarımın duvarlarımı süslediği kadar özgür.Sadece kendi nabzımı hissedebildiğim bir çalışma odasında,bütün hayatım boyunca yazmak isterdim.Gün doğumunu ve batımını gören karşılıklı iki pencere,yağmur,kar,sis.Bunların hepsi bana yardımcı olabilir şüphesiz.Kuru göz sendromu çekene kadar,parmaklarım sızlayana kadar ve beynim hissizleşene kadar yazmak isterdim.Gerçekte ne olduğunu düşünmeden sadece yazmak.Çünkü bu sayede gerçek hayatta beni üzen ne varsa üstesinden gelebilirim.Bir çok gülüş,üzüntü,endişe,korku kalemlerden çıkacak bir çizgiyle hayat bulacak.Zihnimdeki yansımalar kağıda geçtiğinde hayattaki her şey gerçek anlamda halledilmiş olur.Benim için düşünmek yetmez.Canlandırmalıyım onları.Benimle birlikte yaşamalı her bir cümle.İşte yazmak böyle duygulu,böyle derin.Ve böylesine teknolojik bir hayatı,bir kalemle zenginleştirebilirim.Teknoloji bile bunu ben olmadan asla başaramaz.Onun bana ihtiyacı var.Benimse onun bir takım işlerimi halletmesine.Geri kalan her şey zihnimde,kalemimde…


önceki eser / sonraki eser