Konusu " Eğer teknolojinin tüm gereksinimlerinizi karşıladığı, çalışmak zorunda olmadığınız bir dünyada yaşıyor olsaydınız, yaşam seçimleriniz neler olurdu? "

Yazar Rumuzu:seren1996
Eser Sıra Numarası:230213eser14




                                                   FELAKETİN TEKNOLOJİSİ
     Asırlardır insanoğlu, kimi zaman gökyüzüne, kimi zaman da yeryüzünde bulunan ufak bir cisme bakarak ve belki saatlerini harcayarak düşünmüş ve bunun sonucunda bazı bulgular elde etmiştir. Zaman geçtikçe bu bulguları kendi gücüyle birleştiren insanoğlu teknolojinin de ortaya çıkmasını sağlamıştır.Her geçen saniye kendini yenilemesine rağmen çok eksikleri ve de hataları olan teknolojinin yararından çok zararı olduğu bir gerçektir. Hepimizin birer cep telefonu vardır mesela. Şüphesiz Graham Bell’in icat ettiği küçük bir kutu büyüklüğündeki telefonun, pantolon cebine sığacak kadar küçülmesi teknoloji açısından göz ardı edilemeyecek kadar büyük bir gelişmedir.
Eskiden bir aletin yeni bir modelinin ortaya çıkabilmesi için bilimde analiz yöntemi sonucu ortaya çıkan verilerden yararlanılır ve o modelin varsa hataları düzeltilirdi. Ancak şu son altı yılda ise teknoloji öyle bir hızlandı ki, her yeni çıkan üründe teknik hatalar ortaya çıkmaya başladı ve telefonda elbette ki bunlardan biri oldu. Bu kadar hızlı gelişmeye başlayan teknolojiyi insanoğlu yakalayamadı. Ancak teknoloji insanoğlunu yakalayıp, beyinlerini ele geçirecek kadar hızlandı. Teknolojik bir aletimiz, örneğin arabamız olmadan yaşayamıyoruz bile düşünsenize.Hayat, o an bizler için felç oluyor. Bundan yaklaşık on sene sonraya baktığımızda kendi yaratacağımız robotların dünyayı yöneteceği fikri çokta uzak gelmemeli bu yüzden beş sene sonra ışınlanma, on sene sonra da robotlar derken bir on beş yıl sonrası sanırım ki felaket… 
Düşünsenize teknoloji her ihtiyacımızı karşılayacak türden gelişti; işe giderken uçan arabalar, evde her istediğinizi yapan robotlar, evden eve ışınlanmalar, sizi birkaç kere içmeyle zayıflatan haplar, hastalıkları önleyen ilaçlar…Evet, tüm bunlar bir bakıma iyi gibi görünebilir. Ama bir düşünün; işe giderken uçan arabanız olsa, mazotun çevrede yaratacağı kirlilik söz konusu mesela onun dışında, sonuçta toplu taşıma şoförleri bu araçların icadıyla da işsiz kalacaklardır.Sonra her istediğimizi yapan robotlar olsa, zaten üşengeç olan insanoğlu bu sefer hiçbir iş yapmadan tüm gün dinlenecek ve çalışmak yerine çalıştıracaklardır. Böylece tüm gününü evde kendisine hizmet ettirmekle geçiren birey asosyal yaşamın bir parçası olmaktan kaçınamayacaktır. Sonra evden eve ışınlanmalar gerçekleşse bu daha büyük bir felaket. Misafirperverlik anlayışı tamamen ortadan kalkacaktır mesela. 
Birkaç kere içmeyle zayıflatan haplar olsa, hapların insan vücuduna vereceği zarar ve organik besinden yoksun olacak vücudun sağlıksız ve şekilsiz bir hal alması da teknolojinin felaketlerinden olacaktır. Sonra bilim adamları, hastalıkları önleyen ilaçları da bulsa, bu sefer altı sene okumakla bile bitmeyen tıp fakültesi mezunları, profesörler, doçentler işsiz kalır. Tüm bunlar gerçekleşmese bile bu buluşların maliyeti oldukça fazla olacak ve teknolojinin bu denli gelişmesinin bir sonucu olarak dünyada büyük savaşlar çıkacaktır.  
    Sonuç olarak diyebiliriz ki; teknoloji elbette ki insan yaşamını kolaylaştıran yönlere sahiptir. Ancak beraberinde getirdiği felaketler insan yaşamını alt üst etmeye başlamıştır. Bu yüzden teknolojinin bizi ele geçirmesine izin vermemeliyiz.