Konusu " Eğer teknolojinin tüm gereksinimlerinizi karşıladığı, çalışmak zorunda olmadığınız bir dünyada yaşıyor olsaydınız, yaşam seçimleriniz neler olurdu? "

Yazar Rumuzu: sencer 3760
Eser Sıra Numarası: 120213eser04




                                                        KUTLARIM ARKADAŞ
        Hayatımızı kolaylaştırırken aynı zamanda tamamen yok edecek bir kapasiteye sahip, küçüçük bir medeniyettir teknoloji..Yada yaşadığımız yüzyılı, yarına tereddütsüz bırakabilecek bir kocaman bir dev..Benim uzun zamandır telefonum yok. Yok değil aslında var ama, bende yok. Çünkü arızalandı. Açıldıktan sonra bir ses, bir sıcaklık. Kalorifere gerek yok, tam mevsimlik ama biraz gürültülü. Garantim bitmediği için gittiğim büyük mağazanın önünde elimden kopararak aldılar bir Türk filmi ayrılık sahnesi gibi. Ve bana kötü haberi üzgün suratlı bir eleman verdi. Nefesimi tutmuş bekliyordum ‘sizlere ömür’ denmesini.. Tamirde işte.. Bu da kader, bu da gelir geçer..
Bilenler bilir, yeni ürünler var. Sadece telefon değil, aklınıza gelen hangi teknolojik alet olursa olsun.. O kadar renkli, o kadar güzeller ki.. Tam olarak bugüne kadar anlatmak istediğim neyse onu ifade eden.. Erkek, kadın, genç, yaşlı, her dinden, her mezhepten, belki de inançsız, değişik politik görüşlü, kasabalı, şehirli, rock dinleyen, türkü seven, her  telden, her yerden sahipleri var ürünlerin..  Gökkuşağı gibi. O kadar özel ki. Hiç düşündünüz mü bilmiyorum ama, belki bir yerde karşılıklı otursanız, hararetli bir tartışmaya girebileceğiniz insanlar var.. Ya da uçlarda yaşayanlar için çok daha fazlası.  Özel olması bundan bu ürünlerin. Kiminde bilgisayar, kiminde tablet, kiminde mp4, kimindeyse telefon ve daha fazlası..

Örneğin internet aleminde gördüğünüz milyarlarca insan.. Aynı yazıyı beğenmişsiniz belki de. Ya da aynı şarkıyı.  Belki de birbirinizin yorumunu..  Benim baktığım yerden öyle güzel gözüküyor ki… Çok efendi, tanımaktan çok memnun olduğum insanlar var ki daha önce dünya üzerindeki varlıklarından haberim yoktu. Varlarmış. İyi ki varlar çünkü öbür tarafta öbeklenenler, insanı mitoz bölünmenin güzelliğine inandırır durumda. Onlar kendi yağlarında. Herhalde photoshoplar, sanal yalanlar cesaret veriyor insanlara. Ama internet bundan ibaret değil tabi. İlkokul arkadaşlarını bulmaya girdiğimiz internet, artık hayat. İstesek de istemesek de..
Hayatta ne varsa burada da o var. Bazen harika bazen rezalet. Gerçek gibi internet alemi yani.. 

Aile, arkadaşlar, dostlar veya arada en az on tane ortak arkadaş bulunan, kabul etmeden önce soruşturulmuş, iki elin parmak sayısını geçmeyen bazı yeni dostlar…Biraz önce isteklerime baktım. Yani benden istenenlere. Bir arkadaşım bana sarılmak istemiş. Oysa ki hiç sarılmadık biz gerçek hayatta. Hatta bir 2 yıl oldu görüşmeyeli. Yolda görsem tanımam herhalde ama birazdan sarılacağız kendisiyle. Tuhaf değil mi, tuhaf ama sevgi dolu. Bir de mikropsuz, sarıl öp kolaysa buradan gelsin domuz gribi bakalım. Temiz iş yani.
Biri kalbini yollamış, biri inek, biri kartopu atmış kafama, biri komşum olmak istiyor, biri yılbaşı hediyesi yollamış. Gönderilen hediye yok sayılıyor. Düşünsenize gerçek hayatta olsa, büyük travma! ‘Amaaaan çok ineğim var illa vereceksen ver ama ben yok sayıyorum haberin olsun’ Çok kırıcı! Ama burada hiç kimse kırılmıyor.  Hoş. Hepsini kabul edeceğim veya etmeyeceğim... Biri de hayatımda hiç duymadığım bir şeye hayran olmamı istemiş, gidip bakacağım ne olduğuna, hayran kalırsam olurum da artık. Arkadaş için çiğ tavuk yenir……
       Bahsettiğimiz teknoloji, insanın doğayla olan mücadelesinde onu ayakta kılan kavramdı önceleri… Sonra git gide insanın; insanla, yaşamla mücadelesi oldu.. Eğer teknolojinin gereksinimlerimizi karşıladığı, çalışmak zorunda olmadığımız bir dünyada yaşıyor olsaydık durum bundan ibaret olurdu. Aynı, şimdi olduğu gibi.. Ya da olanın kat kat fazlası. Çoğunlukla da olması gerektiği gibi.. Yani demek istediğim; durum bitişten değil, coşkuyla yeniden başlamaktan ibarettir! Hepimiz çiftçiyiz, hepimiz üyeyiz, hepimiz insanız.. Değil miyiz?