Konusu " Eğer teknolojinin tüm gereksinimlerinizi karşıladığı, çalışmak zorunda olmadığınız bir dünyada yaşıyor olsaydınız, yaşam seçimleriniz neler olurdu? "

Yazar Rumuzu:muki1996
Eser Sıra Numarası:230213eser44




                                            DÜŞÜNMESİ TATLI HAYALLER
     İnsanoğlu zamanının neredeyse tümünü gereksinimlerini karşılamak için harcar. Günlük işler ve aksaklıklar da bunun tuzu biberidir. Bu süre zarfında zamanımızı paylaşamadığımız pek çok şey olur. Gerçekleştiremediğimiz hayaller, kalbini kırdığımız insanlar, yetişemediğimiz bir otobüs bile hayatımızı altüst etmek için yeterlidir. Doymak bilmez olan ihtiyaçlarımız bizi her gün daha da yaşlandırırken sadece mutluymuş gibi hareket ederiz. İşte bu yüzden büyüklerimizin çok sık “keşke ” veya “Senin yerinde olmak için neler vermezdim.” dediğini duyarız. Zaman bize onu en iyi şekilde kullanmayı geç de olsa öğretir. Biz buna ‘tecrübe’ deriz. Bilirsiniz ki tecrübe hayatta yenmiş kazıkların bileşkesidir.
Ucu açık olan teknolojinin bütün gereksinimlerinizi karşıladığı bir dünyada; yani size doyasıya kullanabileceğiniz, istediklerinizi yapabildiğiniz ve yaşam koşullarına ayak uydurabilmek için kendinizi yavaş yavaş öldürmediğiniz bir hayat sunulsa, aklınıza yapmak istedikleriniz ama yapamadıklarınız gelir. Kazanmak istedikleriniz ama yolun ortasında havlu atmak zorunda kaldığınız o acı veren tecrübeler canlanır zihninizde. Size her şeyin geride kaldığını ve artık beyaz bir sayfada yeni bir başlangıç yaptığınız söylense hayattan intikam almak yaşam seçiminiz haline gelmez mi?
Gündelik yaptığınız şeyleri düşünün, bir öğrenci öğretmenine karşı en iyi oyunculuğunu sergilerken, yani dersi dinliyormuş gibi yapıp hayalindeki derinliklere doğru dalarken onu dürten şey saate bakmak olur. Öğrenci saate baktığında zamanın bir türlü geçmediğini en son baktığından beri sadece beş dakika geçtiğini fark eder. Aslında bu geçmek bilmeyen beş dakikada hayaller yerine mavi okyanuslara dalınabilir ve taklit yapıp diploma sahibi olmaktan daha fazla şeyler kazanılabilir. Üniversite sınavına hazırlanan gençlerin gelecek kaygısı olmadan, zamanlarını bir daha akıllarının ucundan bile geçmeyecek sorulara harcamak yerine küresel ısınmayı çözmek için kullandıklarını bir düşünün. İnsanların değerlerinin başarılarıyla doğru orantılı olduğu günümüzdeki dünyadan kurtulmalı ve rekabet ortamından vazgeçilmelidir. Birlikte hareket etmenin bir birimize karşı yarışmaktan daha önemli olduğunu “Birlik ve beraberlik; ölümden başka her şeyi yener.”
Sözüyle Mustafa Kemal Atatürk’te desteklemiştir. Bir babanın çalışmak zorunda olduğu için oğlunun doğum gününü kaçırması ve ona alınan hediyeler yerine sürekli evladının kapıya bakan küçük meraklı gözleri sizce adil mi? Zaman maalesef bizden sevdiğimiz şeyleri almayı sever. Biz de ondan fedakârlıkla alışveriş yapmaya çalışırız. İhtiyaçlarınızın karşılandığı bir dünyada paradan bile değerli olan şeyi, zamanı kazanmış olursunuz. Açgözlülüğün ağır yaralar almaya başladığını ve unutulan değerlerin arttığını görürsünüz. Bir annenin işe gitmek yerine çocuklarıyla oynadığını, çatlayan ellerin yumuşak ve güzel kokan saçları okşadığı bir dünyada bulursunuz kendinizi. İşte bu aklınızdan çıkmayan hoş duygular hafızanıza kazınır ve sizin için sonsuza kadar sürecek bir yerde saklanır. Böyle bir dünyaya sahip olmak geride kalanlarının hepsine bedeldir.    
     Kaybettiklerinizi kazanmak, kaçıp durduğunuz hayallerinizle buluşmak ve gülümsemek için yapabileceğiniz her türlü seçim sizi hangi dünyada olursanız olun en büyük zafere taşıyacaktır. Mutluluk sizin içinizi ısıtırken kelimelerle anlatılamayacak bir yaşamdan geriye,  düşünmesi tatlı hayaller kalır.