Konusu " Eğer teknolojinin tüm gereksinimlerinizi karşıladığı, çalışmak zorunda olmadığınız bir dünyada yaşıyor olsaydınız, yaşam seçimleriniz neler olurdu? "

Yazar Rumuzu: mihrimah1996
Eser Sıra Numarası:220213eser19




                                                       DÖNÜŞÜM   
        Teknoloji, hiç şüphesiz ki hayatımızın merkezine oturdu. Gittikçe gelişen teknoloji hayatımızın her alanında elimizden tutuyor, ulaşılmazı başarıyor, hepimizin hayatını kolaylaştırıyor. Geçmişten günümüze bu düzenin hayret edilecek bir hızda geliştirilmesi, ülkelerin kalkınması, eğitimin planlanması, ekonominin düzenlenmesi kısacası hayatımızın her alanında teknolojinin payı çok büyük. Peki, herkes bundan memnun mu? Dünya üzerinde herhangi biri eski hayatına özlem duymuyor mu? Emeğinin karşılığını aldığında yüzü gülen birinin, işini bitirdiğinde geri çekilip gururla onu süzen birinin masumiyetini özleyen birileri yok mu?
Teknolojinin trafik lambalarındaki kameralar olmadığı; işe, sabahları ekmek ve gazete almak için bakkala, okula, hastaneye gitmek zorunda olmadığınız bir dünya hayal edin. 
Sadece yemek istediğiniz bir şeyi düşündüğünüzü, dokuz ay boyunca çocuğunuzu sizlerin yerine taşıyan robotların olduğu, bazı kelimelerin sözlükten silindiği -piknik yapmak, bisiklet sürmek gibi- bir dünyanın parçası olduğunuzu hayal edin. Hayatın çok kolay olduğu, Antik Yunan’dan bile daha çok adının bahsedileceği asıl teknolojinin temellerinin atıldığı bir ülkede yaşadığınızı varsayın, ne kadar mutlu olabilirsiniz? Yoksa mutlu olmayı satın alabilmek sizin için daha mı cazip geliyor? Bu sistemin bir parçası olarak, bu robotlaşmış dünyanın bizim gibiler için hiçbir önemi yok. İnsanlık duygusunu öldüren onca buluş nasıl hayatınızı kolaylaştırabilir geride bir hayat kalmamışken? Gerçeklik ile yapaylığın birbirine karıştığı dünyada bazıları teknoloji hayatımızı kolaylaştırıyor dese de bunun doğruluğu hakkında neden bir şüphe duyamıyoruz? Yoksa bu da mı planlanıp hafızanızın derinliklerine itildi?
Teknoloji, yeni dünyanın bütün işlerini üstlenmiş, devletlerin güçlerini gösterir oldukları bir statü haline gelmişken hala insanlar teknolojinin, bilimi insanların faydası için geliştirebileceğini de düşünüyor. Artık teknoloji bir amaç değil bir araç olarak kullanılıyor. Teknoloji isterse bir insanın bir tık kadar uzağında ve saniyeler içinde haritadan bir ülkeyi silebilecek kadar gelişmişken, insanların her gün robotlarını dışarıya salıp bütün günü evde geçirmelerini anlamak zor. Artık kitap okumak yerine, istediğiniz kitapları bir kabine girip bir program sayesinde saniyeler içinde okuyabiliyor olmanız saman kağıtların zevkini size ne kadar çabuk unutturmuş. Ailenizle ettiğiniz sohbetlerle yediğimiz yemeklerin tadı , hoş sohbetlerin yapaylaştırılıp beyninize yüklenmesi bazılarına tatmin edici gelse de bunu dünyanın en iyi buluşu olarak görseler de gittikçe kendilerine muhtaç olan robotlarla bir farklarının kalmadığını fark edemiyorlar.
Aile ilişkilerimizin, arkadaşlarımızda olan diyalogumuzun bozulmasında teknolojinin etkisinin olabileceğini de unutmayalım. Bizi asosyalliğe iten ve sanki normal bir şeymiş gibi gösteren gelişen ve değişen dünya değil midir? Belki bir eski dönemlerde yaşayanların aklına dahi gelmeyeceği bir şey bize çok olağan geliyorsa bu bizim bütün bunlara nasıl da alıştığımızı gösterir. Asosyalliğe de o kadar alışmışız tüm insanlık olarak. Ama bu hayatta ulaşabilecek hedeflere de ihtiyacımız olmalı, hedefsiz yaşamak için var olmadı insanlık. Sadece teknolojiye fayda amaçlı sektörlerdeki insanlar düşünmemeli, tüm insanlık düşünmeli ve farkına varmalı ne hale geldiğimizi.
Fırçasının artık özgünlüğe gitmediği, notaların artık kulaklarda anlam bulmadığı yapay zekaya emanet ediliş bir sanat düşünün. Haftalarca üzerinde düşünülmüş besteler yerine planlanmış sıradan şarkıların artık özgünlüğü ifade ettiği bir dünyada ne kadar sanat var olabilir? Mutlu sonla bitecek diye beklediğimiz filmler hey aynı sonla, bir robotun yapay zekası övülerek bitiriliyorsa 255.sinin düzenlendiği Grammy Ödülleri’nin ne anlamı kaldı? Artık insanlar topluma karışmak yerine evinden “online” bağlanıyorsa yılda bir defa bile bir araya gelemiyorsan, paylaşmayı unuttuysak teknolojinin faydası nerede?
       Sonuç olarak teknolojinin bireyin önüne geçmesini ve bireyin teknolojiyi kontrol etmesi gerektiği halde teknolojinin bireyi kontrol etmesini normal karşılayamıyorum. Artık yaşamanın yaşamak olmadığı bir dünya tamamen insancıl faaliyetlerimizi öldüren teknolojiye karşı bizler hep burada eski hayatlara özenerek ve hayatımızı o dönemlere benzetmeye çalışarak” hayatımızı” sürdüreceğiz. Teknolojinin sizi yönetmesine, sizin yerine gülmesine ağlamasına, en önemlisi sizin yerinize anne, baba olmasına, aileniz, sırdaşınız kısacası her şeyiniz olmasına izin vermeyin. Teknolojisiz hayat mı olur diyenlere de aldırmayın. Bundan binlerce yıl önce teknoloji trafik lambalarıydı.