Konusu " Eğer teknolojinin tüm gereksinimlerinizi karşıladığı, çalışmak zorunda olmadığınız bir dünyada yaşıyor olsaydınız, yaşam seçimleriniz neler olurdu? "

Yazar Rumuzu: mahlas2727
Eser Sıra Numarası:220213eser09




                                                       TEKNOLOJİ KÖYÜ
      Daha iyi bir iş, daha iyi bir ev, daha iyi bir araba, daha çok para... Kaliteli bir yaşam, anlamlı bir hayat. Daha iyiler, daha çoklar, çoğu insanın çalışma nedenidir. Her sabah erkenden kalkıp saatler boyunca çalışmayı çekilebilir kılanlardır. Nefret ettiğin bir mesleğe,  günahın kadar sevmediğin bir patrona katlanma nedenindir daha iyiler, daha çoklar. Peki ben daha iyi bir evi hiç çalışmadan alabileceksem, sadece ben değil, dünya üzerindeki bütün insanlar istediği her şeye sahip olabilecekse eğer?..
Düşünsenize, altı yedi yaşınızda okula başlamayacaksınız.  On sekiz yaşınıza kadar, o çok güzel ilk gençlik yıllarınızı derslere, sınavlara harcamayacaksınız. Gerek fiziksel, gerek zihinsel açıdan hayatınızın zirvesinde olduğunuz yirmili yaşları ileride iyi bir iş bulabilmek için harcamayacaksınız…. Kulağa çok güzel geliyor. Peki, gerçekten öyle mi?  Böyle bir hayatın hiç mi kötü yanı yok?
 “Şöyle bir dünya hayal edin, acıkıyorsunuz, yüksek sesle bir alete konuşuyorsunuz, yemeğiniz önünüzde. Uykunuz geliyor, bir düğmeye basıyorsunuz ve oturduğunuz koltuk saniyesinde rahat bir yatağa dönüşmüş. Canınız sıkılıyor, başka bir düğmeye basıyorsunuz, karşınıza tatil seçenekleri, oyunlar çıkıyor. Unutmayın, önceden iki hafta iyi bir tatil yapabilmek için on bir ay çalışıyor, para biriktiriyordunuz. Şimdiyse tek yapmanız gereken bir düğmeye basmak. Herkes her şeyi istemeye başladı. Daha beteri, herkes her şeye sahip olabiliyor. Ama her şey için yer yok ki! Her kişinin en az beş tane evi var. Peki, bu kadar ev nereye sığar? Hiç kimsenin umurunda değil böyle şeyler. Eskiden en iyisi için yıllarca çalışırdınız. Şimdiyse ev istediğinizde onu bir cihaza anlatıyorsunuz. Sizin evinizi gören, daha iyisini istiyor. O evi gören bir başkası onun daha iyisini istiyor ve böyle devam edip gidiyor. Artık kutuplara bile yerleşti insanlar. Tek yapmaları gereken bir düğmeye basmaktı.
Kimsenin çalışmak zorunda olmadığı bir dünya hayal edince, herkesin hobilerine yöneleceğini, kitaplar yazılacağını, resimlerin yapılacağını, her türlü sanatın gelişeceğini düşünüyor insan. Ama öyle olmuyor. Yazarlar kitap yazdı. Ama hatırlayın, kimse çalışmak zorunda değil ki! Matbaalar, basım evleri çoktan kapandı. Sonuçta onlar da daha iyisini istiyorlardı. Artık daha iyisi için çalışmaları gerekmiyor. Yazarlar da internete yükledi kitaplarını. Ama insanlar tembelleşmişti. Kitap okumak demek, efor sarf etmek demekti. İnsanlarsa çabalamayı sevmiyordu artık. Günümüzde bile kitaplar yerini yavaş yavaş filmlere bırakıyor. Her şeyin teknoloji ile halledilebildiği bir dünya da ise unutulması işten bile değil. Kimsenin para kazanmasına gerek yok artık, bu yüzden dünya üzerinde meslek bile kalmadı. Hastalıkları da teknoloji tedavi ediyor. İnsanların okuması gerekmiyor ki öğretmenler olsun. Kıyafetleri teknoloji tasarlıyor. Sokakları teknoloji temizliyor. Evleri teknoloji yapıyor.Hayal gücüne de yer yok bu dünyada. Hiç kimsenin hayali yok ki, hayal gücü olsun. Her istediklerini alabiliyorlar. Uzaya çıkmak isteyen? On dakikalık bir iş. Uçmak isteyen? Teknoloji bir kıyafet icat etti. Bir ayın sonunda herkes bıkmıştı bile. Herkes uçabiliyordu çünkü…”
             
       İnsanlar, sahip oldukları şeyleri, başkalarında olmadığı için severler. Ben dünyanın en hızlı arabasını kullanıyorsam, arkadaşlarımın arabaları ise bir özelliği olmayan arabalar ise, benim için arabam çok önemlidir. Fakat tüm arkadaşlarım aynı arabayı alabiliyorsa, benim arabamın bir anlamı kalmamıştır. İlk başta kulağa çok güzel geliyor böyle bir dünya. Fakat derinlere indikçe, hayal gücünün, yaratıcılığın azaldığını görünce, benim emeğimin bir anlamının kalmadığını fark edince iyi ki diyorum, iyi ki teknoloji bütün gereksinimlerimizi karşılamıyor.