Konusu " Eğer teknolojinin tüm gereksinimlerinizi karşıladığı, çalışmak zorunda olmadığınız bir dünyada yaşıyor olsaydınız, yaşam seçimleriniz neler olurdu? "

Yazar Rumuzu:kyra0707
Eser Sıra Numarası:230213eser17




                                                                    UYANIŞ
    Kafamın içindeki korkulardan arınmış, gözlerimin gördüklerinden öte dünyada var olan her şey, bu yazım size dair.
Hayallerinizle yarattığınız bu dünyanın, hayatınızı dehşete bulanmış bir karabasana çevirdiğini görmüyor; inatla beyninizi yöneten bu ‘teknoloji’ adını verdiğiniz silahlara bir yenisini daha ekliyorsunuz. Doğru ya siz onları silah değil de hayatınızı kolaylaştırmak için yapılmış akıllı yardımcılar olarak tanımlıyorsunuz. Artık yürümüyor, koşmuyor dahası düşünmüyorsunuz bile. Daha doğrusu bunları yapmaya ihtiyaç duymuyorsunuz diyelim, çünkü yarattıklarınız bunların hepsini sizin yerinize yapıyor. Başka bir deyişle onlar sizin yerinize yaşıyor sizse buna seyirci kalıyorsunuz. Siz canlı dahi olmayan bir varlığa karşı bağımlılık duyuyorsunuz. Bedelini ödüyor ama o anın ne heyecanını ne de tadını alıyorsunuz.
Tüm bunlara rağmen yine de bir çıkış yolu,insanlık için bu karanlıkta bir ışık bulunabileceğini biliyorum.Eskiden yaşadığınız hayatı, hislerinizi hiç mi önemsemiyorsunuz? Hiç mi düşünmüyorsunuz artık hayallerle yarattığınız bu hayatın biraz olsun dışına çıkmanın bir yolunu bir türlü bulamadığınızı, artık gerçek hayata yalnızca rüyalarınızda ulaştığınızı?Geçmişi düşünüyorum, mutlu olmak ve mutlu etmek için harcadığımız çabaları. Ya da mutluluğun sebebinin ortaya çıkan ürün için harcanan emek olduğu zamanları. Birisi için yemek hazırlamak istediğimizde tek bir tuşa basıp oturmuyorduk mesela. İnsanların artık istediklerine ulaşmak için hiçbir çaba harcamasına dahi gerek kalmamış oluşu beni korkutuyor. İstediğim her şeye kılımı bile kıpırdatmadan ulaşma fikri, benim şu sıralar bütün heyecanımı elimden alıp götürüyor sanki.
Yaşama sevincimiz öylesine alındı ki elimizden, teknolojiyi hayatınızdan çıkardığınız saniye, geriye ne kalıyor? Hayatınız, hisleriniz.. Onların her birini bu dev teknolojinin içine sığdırabileceğinizi mi sanıyorsunuz? Hayır. Ben bunların hiç birine inanmıyorum. Kurtuluş ışığının hangi yönden geldiğini biliyorum ve teknolojiden uzakta insanların hayatlarını oturup izlemek yerine hissettiği ve yaşadığı bir yerin hala var olduğunu biliyorum. Buraya yazdığım her şeyi belki teknolojinin sizi getirdiği noktayı kabullenemediğinizden belki de böyle bir yazının yeterince örnek barındırmadığını düşündüğünüzden dolayı reddediyorsunuz. Burada örnek sizsiniz. Sahi siz kağıda dokunmayalı ne kadar zaman oldu, onun o muhteşem kokusunu içinize çekmeyeli…
Kendim için konuşacak olursam teknolojinin şehvetine kapılıp onun tembelliği içinde, yaşamayı unuttuğum zamanlar olmuyor değil. Ama yine de bütün bu karmaşanın içinde merdivenlerden yukarı mı yoksa aşağı mı gideceğimi biliyor olmalıyım. Sahi, çıkış ne tarafta?
     Aslında amacı yönümüzü bulmamızı sağlamakken, yanlış yönlere kullandığımız için belki de yönümüzü kaybettiren, bütün çıkış kapılarımızı kapatan teknolojiden kaçış için bu defa bütün emeklerimiz. Padişah ve soytarı gibi olmalı teknolojiyle ilişkimiz her padişahın soytarıya ihtiyacı vardır ama seçimlerimiz bizi mutlu etmeli, bize yardım etmeli. İşlerimizi ona yıkacak kadar değil, insanlarla aramıza o mesafeyi koyacak kadar da değil. Aksi taktirde, devam ettiğinizde yanıtlayamayacağınız en can alıcı soruyu bir gün soracak biri karşınıza çıkıp “Kaldırıp başını; teknolojinin vadettiği, yaşıyormuş gibi göründüğün dünyandan, hayatın boyunca altına tamamen kendi imzanı attığın ne yaptın?”



önceki eser / sonraki eser