Konusu " Eğer teknolojinin tüm gereksinimlerinizi karşıladığı, çalışmak zorunda olmadığınız bir dünyada yaşıyor olsaydınız, yaşam seçimleriniz neler olurdu? "

Yazar Rumuzu:kıyak1506
Eser Sıra Numarası:240213eser31




                                                      ADALET VE YAŞAM
      Teknolojinin bütün ihtiyacımızı karşılaması her insanın hayalinde kurmuş olduğu bir şey bana göre. Bunu doğru yaşamak rahatlığı, huzuru ve mutluluğu kat  kat arttırabilir. Bunu başarabilmek bizim elimizde.
Bunun anahtarı sevgi diye düşünüyorum. Ben de tam bunun için çaba gösterirdim. Sevgiyi karşılamak teknolojinin değil, bizim ellerimizde. Afrika’da bulaşıcı hastalık ve çeşitli nedenlerle ailelerini kaybetmiş birçok çocuğun olduğu bilinen bir gerçek. Bu konu hakkında izlediğim bir belgeselde bir çocuğun ağzından çıkan sözler çoğu şeyi açıklar durumda:”Bizi mutlu etmek istiyorsanız, yetim olduğumuzu unutturun.” Bu sözden benim anladığım; hayatta en önemli şeyin sevgi ve bunun yanında gelen mutluluk olduğudur. Yardıma muhtaç olan bir çocuğu veya herhangi bir insanı yanlış yoldan doğru yola çekmek, ona ilgi  göstermek bütün insanlığı kurtarmak gibidir. Günümüzde birçok insan lüks içinde huzurlu bir hayat sürerken diğer tarafta acı çeken, yoksulluk, sevgisizlik ve umutsuzluk yaşayan birçok insan bulunuyor. Teknoloji, hayatımızdaki her şeyi karşılasa da “insanlık” kavramı hep imkansız kalacak. İnsanoğlunun kendi sevgisiyle, alın teriyle, başarma arzusuyla yapamadığını bir makinenin yapabileceğini düşünmek zaten sonsuz bir karanlık uçurum gibi. Tabi, erişmek istedikleri bir hedefi olmayanlar  çalışmaktan da zevk alamazlar. Çalışmamak benim için de hoş ve cazip gelmiyor değil. Ancak açılacak o koca boşluğa başka bir şey koyabilmektir önemli olan.
Ben kendimi çocuklara adardım. İnsanların çalışmadıklarında sürekli eğlenmeleri kaçınılmaz olur. Fakat iş aşırıya kaçtığında ve iş, insanlara zara vermeye kadar gittiğinde olay bambaşka bir hal alır. Birileri benim özgürlüğümü kısıtladığında benim için orada her şey anlamını kaybeder. Ferdin özgürlüğü başkasının özgürlüğünün başladığı yere kadardır. Böyle basit bir yaşamda dünyayı güzel kılacak ve dengeyi sağlayacak olanlar anneler, babalar değil çocuklarımız, gençlerimizdir. Olgunluğa erişmiş insanların kişilikleri oturmuştur zaten. Sadece destekleyici olabilirler. En büyük rol çocuklarda. Sevgiyle büyüyen çocuk hayattan koparabileceği en büyük ve en güzel parçayı elde etmiştir. Sevgiden ve mutluluktan nasibini almış insanlar hayata daha iyimser davranırlar. Diğer insanlara karşı güler yüzlü ve iyi insan olmayı becerebilirler. Huzurlu bir ortamda hayattan daha çok zevk alabilir insan. Olumsuzluklardan olabildiğince uzak olmak kadar rahat bir durum yoktur. İnsanlar iyilik dolu ve mutlu oldukları zaman içleri rahat bir şekilde diledikleri gibi gezebilir ve eğlenebilirler diye düşünüyorum. Dünyada bir tek unutulmuş ve yalnızlığa terk edilmiş insan bırakmamak adaleti sağlamak için gereklidir.
 Teknoloji bütün ihtiyacı karşıladığında insanlar çalışmak zorunda kalmayabilir ve doyumsuz bir rahatlığa kavuştuklarını düşünebilir. Haklılar da belki. Ama kimsesiz bir insanın çektiği acı tüm bunların önüne geçer benim için. Az da olsa yaşadığım ve yaşadığımız bir şey yalnızlık. Her çocuk şanslı değil bu konuda. Bizler onları unutmamalıyız. Önemli olan da bu.
      Sonuçta ben çalışmak zorunda olmadığımda o boşluğu, dünyayı daha güzel ve yaşanabilir hale getiren ve sevgiden mahrum kalmış o yetim çocuklara yetim olduklarını unutturabilen biri olarak doldururdum. Bütün ihtiyaçlarımızın karşılanması güzel olabilir. Ama bunun yanında mutluluk, saygı, sevgi ve özgürlük olmazsa hiçbir şeyin anlamı kalmaz.