Konusu " Eğer teknolojinin tüm gereksinimlerinizi karşıladığı, çalışmak zorunda olmadığınız bir dünyada yaşıyor olsaydınız, yaşam seçimleriniz neler olurdu? "

Yazar Rumuzu: kıvırcık1994
Eser Sıra Numarası: 020213eser07




                                                          ÖZÜR DİLEMEK İÇİN
       Bir davetiye geldi bugün posta kutuma…Yeni Dünya’ya gitmeye hak kazanmışım.Yok olmakta olan dünyamızdan kurtarıyorlardı beni…Yıllardır çalışıyordu bilim insanları, insanları kurtarmak uğruna.Orada hiçbir şeye ihtiyacımız olmayacaktı.Bir yerlere gelmek için sürekli çabalamak zorunda kalmayacak,dil bilmemin,yan flüt çalmamın, bugüne kadar okuduğum kitapların,araştırmalarımın hiç biri ayrıcalık sağlamıyordu bana….Bunların farkına varmam birkaç saatimi aldı.Yeni Dünya ‘ya yaptığımız yolculuktan sonra ilk yapacağım şey iş aramak olacaktı.Fakat oraya adım attığım anda  iş bulmamın imkansız olduğunu anladım.Evet yıllarca okumuştum doktor olmak için, uykusuz kalmıştım gecelerce…Ama bizim robotlar bizi işsiz bırakıyordu.Bana ‘Sana artık ihtiyacımız yok. Keyfine bak! ‘ dediler.Aslında kendi kendimizi işten çıkartıyorduk biz…

Bir restorana gittiğimde beni gülerek karşılayan garsonlar yoktu.Siparişi sesli dile getiriyordum ve masanın üstü açılıp yemekler geliyordu.İlk başta bu hoşuma gidiyordu doğrusu, iyi bir tatildi.Yılların yorgunluğunu atmak için bir fırsattı Yeni Dünya… Artık kendime zaman ayırabiliyordum.İzleyemediğim diziler, filmler… Çocuklarımdan iş için çaldığım zamanlar…Hepsini tek tek yerine koydum.Yeni Dünya güzeldi.

Fakat bir terslik vardı. Bütün yemeklerin tadı aynıydı. Annemin kekinin o muhteşem kokusu yoktu. Tarifler sabitti,her şey belli bir orandaydı…Okula giden çocuklar,pazarda birşeyler satmaya çalışanların bağırışları, yoğun trafik, neşeli kahkahalar, dilenciler, sarhoşlar, sokak sanatçıları… Yoktu. Kitaplar her zaman ki gibi okunmuyordu. -Belki de değişmeyen sadece onlardı.– Hangi kitabı okumak istersek otamatik olarak zihnimize yükleniyordu.Eskisi gibi kitap sayfalarına notlar alamıyordum. Artık kitaplarım benden izler taşımayacaktı,çünkü onlar da yoktu.Boşluktaydım…Yapacak ne varsa beş yıl içinde tüketmiştim.Ve farkettim ki zamanla ben de  tükeniyordum.Ben de bir robottum.Bütün dünya dillerini,bütün enstürimanları her şeyi ama  her şeyi biliyordum.Buraya doktor olarak gelmiştim şimdiyse ben bütün mesleklerdim.Hiç biri için çabalamamıştım.Artık her şey o kadar ulaşılabilirdi ki gözümde.Ben, sadece mutlu değildim.Buraya ilk adım attığımda içerlerde bir yerde bu mutsuzluğun sebebini haykırmıştı bir şeyler.Yeni Dünya’da sahip olmak istediğimiz ne varsa vardı.Ama sevgi, mutluluk, öfke, kin, özlem, aşk.Yoktu. Daha fazlasına sahip olmak isterken bizi biz yapan şeyleri kaybetmiştik.

      Geri dönmeliydim. Bütün olanlar için Dünya’dan özür dilemeliydim.Yeni Dünya’nın bana sağladığı en iyi şey bu ışınlanmaydı galiba. Şimdilerde Dünya’mdayım.Bir oksijen tüpüne bağlıyım(!). Dünya’da tıpkı benim gibi değişmiş…Bana, nankör bir çocuğuymuşum gibi bakıyor. Yeşili kalmamış, bomboş… Bizden kalan yıkık dökük binalarla dolu…Az önce bir kitapçının önünden geçtim. Okul çıkışlarında hep buralara uğrardım. Bu caddelerde günün yorgunluğuna rağmen neşeyle eve giderdik arkadaşlarla…Evim..Odam…Yıllardır beni bekliyordunuz. Belki geç oldu farketmem sizi. Ama geldim. Her şeye rağmen içimdeki o boşluk yok artık!Çünkü ben, beş yıldır ilk kez ağlıyorum.Çünkü ben ,beş yıldır ilk kez insanım!