Konusu " Eğer teknolojinin tüm gereksinimlerinizi karşıladığı, çalışmak zorunda olmadığınız bir dünyada yaşıyor olsaydınız, yaşam seçimleriniz neler olurdu? "

Yazar Rumuzu:kübra7070
Eser Sıra Numarası:240213eser12




                                                   TEKNOLOJİ VE SEÇİMLER

“Kendi alevinle yakmaya hazır olmalısın kendini”
Önce kül olmadan nasıl yeni olabilirsin ki ?”
Ünlü filozof Nietzsche’ye ait olan bu dizeleri her okuduğumda insanların her geçen an kendilerini ve dünyayı nasıl böyle yakıp yok ettiklerini düşünürüm. İnsanlar teknolojinin büyülü dünyasına o kadar aldanmışlar ki kendileri ile beraber dünyayı da yok ettiklerini fark etmiyorlar bile. Teknoloji öylesine dünyayı kapsamış ki her geçen gün onu biraz daha yok etmeye programlanmış adeta. Teknoloji ve onun ihtişamlı yaşamı bir kazan, dünya ise onun içinde sürekli kaynayarak buharlaşıp, yok olmaya yüz tutmuş bir su birikintisi.
İnsanlar mı?  Onlar ise dünyanın yok olması için teknolojiye taparak sürekli kazanın altına odun atan hizmetkarlar.Teknoloji içi virüs, zarar, radyasyon dolu bir makine ve insanlar için büyütmekten zevk aldıkları, hayat enerjileri sandıkları bir çocuk. Oysa fark etmedikleri bir şey var. Bu çocuk onlara enerji vermiyor, tam tersi her an enerjilerinin emiyor. Hayatımızın her yerinde radyasyon yayan aletler bizim enerjimizle besleniyor. Hayat enerjimizi güzel şeylere verme şansımız var iken biz bu enerjiyi televizyon, internet, telefon vb. canavar çocuklara veriyoruz. Kendimizi sosyallikten çıkarıp teknoloji fanuslarının içine hapsediyoruz. Etrafımızda bizi mutlu edebilecek en küçük şey için bile kendimizi teknoloji kullanmak zorunda hissediyoruz. Çünkü onun sonsuz hizmetkârlığından kendimizi kurtarma çabası göstermiyoruz.
“İki şeye hakkım var: özgürlük ve ölüm. Birine sahip olamazsam ötekini isterim. Çünkü kimse beni canlı tutsak edemez.”diyen özgürlüğün devrimcisi CheGuavere’nin da dediği gibi hiç kimse bizi canlı tutsak edemez. Teknolojiye hizmetkâr olup olmamak bizim seçimimiz. Bu seçimi iyi değerlendirmeli ve özgürlük için çaba göstermeliyiz. Radyasyonlara ve asosyalliğe hapsolmak yenilgiyi en baştan kabul etmektir.
Teknoloji her ne kadar biz insanları köleleştirmeye çalışsa da bizlerin tercih hakkı vardır. Nasıl bir yaşam tercih edeceğimize bizden başka kimse karar veremez. Hele de bu bize zarar veren bir makine ise. Ben yaşamımla ilgili bir tercihte bulunacak olsam kesinlikle teknolojiden uzak bir yaşam tercih ederdim. Doğa ile iç içe, kocaman, rengârenk meyvelerle, yemyeşil ağaçlarla dolu bahçeli bir ev isterdim. Büyük bir kütüphanesi ve geniş bir mutfağı olan evimde kendimi her konuda bilgi ile doldurmak büyük zevk olurdu. Canım sıkıldığında bahçedeki ağaçlar altında zevkle kitap okuyup, müzik dinleyebileceğim temiz hava beni bulutlara çıkaracak, arkadaşlarımla çeşitli etkinlikler yapmak daha da renkli olacaktır. Üstelik bu evin bahçesinde yardıma ihtiyacı olan,daha doğrusu mutluluğa muhtaç çocukları sevindirmek,yardım etmek,onlara partiler düzenlemek…. İşte asıl sonsuz mutluluk ve huzur budur. Teknolojisiz bir yaşam ve mutluluğa kavuşulan andır bu.
          
“Hayatta öyle seçimler yap ki, kazandığın şeyler, kaybettiklerine değsin…”diyen ve seçimleri için ölüme giden, hayatını kazanarak geçiren Che Guavere’nın da kazandıkları her şeye değdi. Biz insanların da kazandıklarımızın kaybettiklerimize değmesini istiyorsak teknolojisiz hayatı tercih etmeliyiz. Sosyal olmayı, bilgiye doymamayı, yardım etmeyi, mutlu olmayı ve en önemlisi özgürlüğü, doğayı istiyorsak teknolojiye yenilmeyip kazanmalıyız. Kazandığımız zaman ise Che’nin de dediği gibi kazandıklarımız kaybettiklerimizin kat kat fazlası olacaktır.
     Gerçekten yaşamak istediğimizde doğru seçimler ve verdiğimiz mutluluk, özgürlük savaşlarını kazanıyoruz demektir.                     
                                                                                                     

önceki eser / sonraki eser