Konusu " Eğer teknolojinin tüm gereksinimlerinizi karşıladığı, çalışmak zorunda olmadığınız bir dünyada yaşıyor olsaydınız, yaşam seçimleriniz neler olurdu? "

Yazar Rumuzu: keklik9752
Eser Sıra Numarası:210213eser04




                                      KAYBOLAN YILLAR
       Günümüzde teknoloji hayatımızın vazgeçilmez bir parçası olmuştur. Hatta yanımızdan ayırmadığımız,olmazsa olmaz bir ihtiyaca bile dönüşmüştür. Ancak bir noktadan sonra bize yarardan çok zarar getirmeye başlamıştır. İşte bu noktada kesinlikle teknolojinin ulaşamayacağı bir yerde hayatımı devam ettirmek isterdim. 
Önceden de bahsettiğim bu kırılma noktası yani teknolojinin kılımı dahi kıpırdatmama müsaade etmediği hatta çalışmak zorunda olmadığım bir dünya kesinlikle benim için mutsuzluktan başka hiçbir anlam ifade etmiyor. Neden mi? İnsanlar doğdukları anda öğrenmeye başlarlar ve topluma atıldıktan sonra aileleri dışında yeni tanıştıkları insanlardan da birçok şey öğrenebilirler. Buna en güzel örnek okul olabilir. Çünkü yeni insanlarla tanışmaya, hayatın gerçekleri ile yüzleşmeye imkân veren en iyi yerdir. Ayrıca burada yapılan hatalar telafi edilebilir olduğu için kesinlikle hayat için muhteşem bir hazırlık yeri olabilir. Lakin burada önemli olan şey okulun yeni insanlarla tanışmamız için en uygun zemine sahip olmasıdır. Buradan sonra iş hayatına atılma sürecinde bireyler edindikleri tecrübeler sayesinde diğer insanlarla daha iyi iletişim kurabilir ve bunun yanında o insanlarla muhteşem anılara sahip olabilirler. Ancak teknoloji yüzünden çalışmak zorunda olmadığımız bir dünyada böyle bir imkân ne zaman karşımıza çıkar ki? 
Hatta çekingen birinin bu durumla karşı karşıya olduğunu var sayarsak dışarı çıktığı zaman yeni insanlarla tanışma fırsatı eline çok fazla geçmeyecektir. Bu durumda o insanın kişiliği kısıtlı ve sıkıcı bir hal alacaktır. İşte asıl sorun burada baş göstermektedir. O birey hiçbir şekilde yeni bir şeyler yaşayamayacak, bundan dolayı da doğru ile yanlışı ayırt edemeyecek, sonuçlar veya nedenler üzerine düşünmeyecektir. Peki, bu bireye nelere mal olur bir düşünsenize? Üzerine hayal kurabileceğiniz hiçbir şey yaşamamışken hatta bırakın hayali rüya görme imkânı bile bulamazken, bu kâbus değil de nedir? Hiçbir hayalinizin olmadığını hayal edin. Hiçbir şeyi düşlemediğinizi, istemediğinizi, o arzu ve istek duygusunu hiç tatmayacağınızı varsayın. Varsayın! Bunu bile yapamadığınızı hayal edin. Ne kadar da acı bir durum. Hatta hayallerin insanlar için birer umut kapısı olduğunu düşünürsek etrafta bir sürü umutsuzca dolaşan pes etmiş insanları görmek insana olumsuz düşünceler ve artılardan soyutlanmış duygular dışında neler verebilir ki? Hayallerinizi gerçekleştirmek için verilen uğraşların ortadan kalktığı, imkânsızların hayallerde bile yer almadığı bir dünyada insan yaşamak ister mi ki? Kesinlikle hayır. İşte bu yüzden teknoloji hep şu anda olduğu gibi yalnızca bize yardımcı olan bir araç olarak kalsın. Kalsın ki bizde hayallerimizi, işlerimizi keyfini çıkararak, doyumsuzluğumuzu tatmin ederek yaşayalım.
      İnsanların bulduğu teknolojinin yine o insanların hayatlarını ele geçirdiği bir dünyada işte size saydığım bu nedenlerden dolayı yaşamak istemiyorum. Hatta hayal kurabiliyorken bile bunun hayalini aklımın ucun geçirmeyi bile düşünmüyorum. Hayat uğraşlarla, zorluklarla daha da çekici hale geliyor. Bu nedenle teknoloji ile aramızdaki mesafe hep aynı kalmalı. Kalmalı ki insanlar zihinlerinde hayat verdikleri hayallerine ve umutlarına veda etmek zorunda kalmasın.