Konusu " Eğer teknolojinin tüm gereksinimlerinizi karşıladığı, çalışmak zorunda olmadığınız bir dünyada yaşıyor olsaydınız, yaşam seçimleriniz neler olurdu? "

Yazar Rumuzu:kaymak1881
Eser Sıra Numarası:220213eser10



                                                      DİLEĞİM: İNSANI ANLAMAK

      Yeni bir güne uyandım. Takvimimden bir gün daha eksildi. Bugün benim için önemli bir gün, bugün 8 Nisan 2050 ve ben 25 yaşındayım artık. Ve bir karar aşamasındayım.

       Anne ve babamın eskiden yapmak zorunda olduğu gibi çalışmak zorunda değilim. Çünkü benim günlerce uğraşıp yapacağım işleri artık pek ala robotlarda yapabiliyor. Teknolojinin ulaşmadığı yer yok ve bizler de bunun keyfini çıkarıyoruz. Ben ise ne yapmam gerektiğini hala kestiremiyorum. Sınırlar yok. Ama hala bir kararda yok. İlk etapta dünya turuna çıkıp farklı kültürleri tanımak istiyorum. Çünkü dünya sadece benim gördüğüm kadar değil. Ve bu gezi benim iç dünyamın gelişmesine, içsel yolculuğa çıkabilmeme, farklı dünya görüşleri edinebilmeme yardımcı olacağı kanısındayım. Peki, bu yolculuğa hangi ülkeden başlamalı sorusu takılıyor aklıma. Dünya turuna Güney Kore’den başlardım. Sadece dizi, filmlerden tanıdığım ve hayran olduğum Güney Kore’den. Kore kültürünü ve yaşam tarzını öğrenmek isterdim. Doğu’nun mistik havasını Kore’de geçirdiğim süreçte tadabilirim belki. Hem sadece bu sebepler değil dünyanın en iyi eğitim sistemine sahip olan Güney Kore’den eğitim alanında yapılanları incelemek buradan edindiğim fikirlerin eğitim sistemi oturmamış dünya ülkelerinde uygulanma şansı nedir, üzerine araştırma yapardım. Bu konuyu ben tez olarak seçerdim. Ve eğitimin önemini anlayan insanların ve ülkelerin hep daha ileriye gittiklerini ispatlardım.

Antropolog olarak insanı ilgilendiren her şey benimde ilgi alanıma girmeli. Bu açıdan eğitimle yakından ilgiliyim. Tıpkı tün toplulukları, kültürleri, insan kalıntılarını ve insanın fiziksel, biyolojik yapılarıyla ilgilendiğim gibi. Ancak bu şekilde insanın ne olduğunu anlayabiliriz.

Sahi neden bu mesleği seçmiştim? Her şey teknoloji yardımıyla olurken ve her alanda insana olan ihtiyaç azalmışken neden bu alana yöneldim ben. Sanırım mesele tam olarak da burada. İnsan önünde bir amacı olduğu sürece yaşam dolu, azimli ve mutludur. İşi ise yaramadığını düşündüğünde örneğin yarın erken kalkmasına gerek yok ise ya da bir yere yetişmesi şart değilse işte o zaman kendini büyük bir boşlukta hissediyor.Artık teknoloji sayesinde çocuğuna ninni söylerken annesinin yanında bulunmasına gerek kalmıyor. Ama çocuğun annesini sesini duyduğunda verdiği tepkiyi görmek için yaşıyorduk belki bebeğin büyümesini kaçıyoruz, hayatı kaçırıyoruz. Kimsenin kimseye ihtiyacı kalmadı, bu bir taraftan güzelken, artık kimse kimseyi arayıp sormuyor hale geldi. Teknolojiyi geliştirmekteki amacımız tam olarak bu muydu? İşi yaradığını düşünmeyen insanlar ve yarma mutsuzca bakan yüzler. Birinin umudunu alırsanız geriye neyi kalır ki.

     Hayatımın bütün bu sorulara cevap bulmak için yetip yetmeyeceği konusunda bir fikrim yok ama bu alanda insanı anlamak, hayatı biraz daha anlamlandırmak için çalışacağım.



önceki eser / sonraki eser