Konusu " Eğer teknolojinin tüm gereksinimlerinizi karşıladığı, çalışmak zorunda olmadığınız bir dünyada yaşıyor olsaydınız, yaşam seçimleriniz neler olurdu? "

Yazar Rumuzu:kanat1996
Eser Sıra Numarası:230213eser37




                                                  GEÇMİŞİ ÖZLETEN TEKNOLOJİ
     Yine boş bir sabaha uyanıyorum. Evde geçireceğim sonsuz sıkıcı saatler, sinir bozucu bir alarm sesiyle başlıyor. Sahi neden kurmuştum bu alarmı? Geçen zamanla insanların ne kadar yabancılaştığını görmek için mi, yoksa umudumu yeniden kazanmak için mi? Bilmiyorum. Artık her sabah bir önceki sabahtan farksız… Adeta bir gün diğer bir günü tekrarlıyor. Peki, neden bu haldeyiz?   
Eskiden ne güzeldi. Gürültüden şikâyet eder debelenirdik.Trafiği dert eder üzülürdük.Çocuklar top oynar, camları kırardı. Mahallenin yaşlı amcaları çocuklara bağırır, toplarını keserdi. Çocuklar kaçışır, gizlenirdi. Parklar cıvıl cıvıl çocuk sesleriyle dolup taşardı.2050 yılının çağdaş dünyasında dert yandığımız o günleri özleyeceğim, yeniden o günlere geri dönmek isteyeceğim aklıma gelmezdi.Oldu…Bu da oldu…Dert yandığımız o kalabalıktan kurtulduk.Artık kimse dışarı çıkmıyor. Tüm işlerimizi evlerimizden kolaylıkla hallediyoruz. Sevdiğimiz, hiç bitmesini istemediğimiz o dostluklar parçalandı. Herkes bir yere savruldu. Mutlu günler unutuldu. Sağlam komşuluklar yıkıldı. Kimse kimsenin kapısını çalmayacak hale geldi.
Teknoloji gelişti, insanlar değişti.
Çocuğu, genci,  yaşlısı, herkes evine hapsoldu.Kimse birbirinin yüzünü göremez oldu. Önceden kurduğumuz iletişimden eser kalmadığı gibi, geriledik, yıkıldık, savrulduk. Her bir bağımız zamanla teker teker koptu. İnsanlığın hangi kör noktalardan bu zamana, azimle ve kararlılıkla geldiğini biliyoruz. Teknolojinin gelişmesiyle daha az yorularak, daha az çalışarak daha fazla şeylere sahip olduk. Az emekle düşünceden uzak bir hayat yaşamaya başladık.
Biraz daha eskilere dönelim.Dedelerimizin, ninelerimizin, büyük büyük babalarımızın yaşadığı teknolojiden yoksun, mahzun o günlere…Çok gerideydiler bugünden.Koskoca 90 yıl geçti üzerinden.60’lı yıllar, dedelerimizin geçtiği o yollar, taşıyla, toprağıyla Anadolu…    
Onlar da çocuk oldular. Bugünün çocuklarının ellerinde olan olanaklarıyla yetişmediler. Onlar oyunlarını, bizleri tembelleştiren dijital ekranlarda oynamadılar. Onun yerine taşın, toprağın, mutluluğun içinde oynadılar. Düştüler, dizleri kanadı, ağladılar. Birbirlerine sarılıp unuttular. Her gün dostlukları gelişti. Büyüdüler. Geçen zamanla teknolojide biraz da olsa ilerlediler. Ama parçalanmadılar. Bugünün şartlarında aynı cümleleri kurmak zor, hatta imkânsız…
Dijital ekranlardan insanların bazı yerlerde eski günleri yaşatma çabalarının olduğunu öğrendim. Bir yerlerde hâlâ geçmişine sahip çıkmak isteyen insanların olduğunu görmek beni çok duygulandırdı. Bu insanlar, 2050 gençlerinin hiçbirinin bilmediği, görmediği o yıllara dönmeye çalışıyorlar. Başaramayacaklar gibi görünüyor. Ama umutsuz olmak da istemiyorum.
Geçmişimizi hatırlayıp ona sahip çıkmayı istiyorum, istiyoruz. Biz istiyoruz. Biz; ben ve benim gibiler… Bugünü yaşayan; ancak geçmişini unutmayan, bir köşede savrulmuş, atılmış olmayı görmek istemeyen bizler istiyoruz.  
     Hepimiz yenilikçiyiz. Değer yargılarımızı çiğnemeyen tüm yeniliklere açığız. Artık kararlıyız. Teknoloji dediğimiz, insanları çığırından çıkaran bu yaratıktan kurtulup biz, eski biz olmayı istiyoruz. Eskileri yaşayıp, yaşatacağımızı biliyoruz. Teknolojinin gelişmesiyle boşalan dünyayı yeniden doldurmayı istiyoruz.