Konusu " Eğer teknolojinin tüm gereksinimlerinizi karşıladığı, çalışmak zorunda olmadığınız bir dünyada yaşıyor olsaydınız, yaşam seçimleriniz neler olurdu? "

Yazar Rumuzu: kalem1453
Eser Sıra Numarası:170213eser02




                                                           TEKNOLOJİ
     Teknoloji; insanoğlunun işlerini kolaylaştırmak için yaptığı en basit kaldıraçtan tutun da, günümüzde kullandığımız en büyük mekanizmaya kadar olan pek çok şeyi kapsar. En basitinden bir düğmeye basıyoruz ve metrelerce yükseğe hiçbir çaba harcamadan, çok kısa bir süre içinde çıkıyoruz. Çoğu zaman gazete almıyor, haberleri camdan bir ekranın arkasından izliyoruz. Hiçbirinde hiçbir zahmet çekmiyoruz. Her birini seviyor, hayatımızın her anında kullanıyoruz. Daha doğrusu bizler kullandığımızı sanıyoruz. İçimizden birisi de çıkıp “kullanılıyoruz” demiyor, diyemiyor. Çünkü gözümüzü boyayan katilimiz, tiyatro eğitimi almış. Oldukça usta bir oyuncu ki; kötü yönlerini, iyi bir huymuş gibi gösteriyor. Bizlerse “gel beni parayla öldür” der gibi çuval dolusu para ile alıyor, sonrasında ise yararından çok zararına katlanıyoruz…
Manşetlerde yer almayı ihmal etmiyor. İlk başlarda avlanmak için yapılan silahlar bile teknoloji sayesinde. Önceleri sadece taş atılarak avlanırdı hayvanlar, sonra sapan çıktı, ardından altıpatlar. Daha sonra barutun bulunuşu ile tüfekler, bombalar, füzeler, nükleer silahlar ve nicesi… Ya bir masum sonsuz uykusuna dalıyor, ya da bir ülke; para denilen kağıt parçası için topla tüfekle birbirine giriyor. Hayat denilen bu ıssız yolda iyi ve kötü arasında seçim yapmak zorunda olan insan ırkı, iyi yolu seçerken kimi zaman da kötülüğün akıntısına sürüklenebiliyor. İyiyi icat eden insan; ne yazık ki kendi mutluluğu için bütün bir evreni mutsuz etmeyi de icat etti. İnsanlar birbirleri ile konuşmuyor, neredeyse odadan odaya “telefon” adlı katil aracılığı ile iletişime geçiyor, arada sırada sır olanları da “sms” habercisi ile yolluyor. Bedenlerin ölmesinin yanı sıra insanlık, akrabalık, dostluk, kardeşlik ölüyor. Bakın, düşündüğümüzde yalnızca insanların ölmediğini öğrendik. Aramızdan ayrılanların arasına çok yakında mutluluk da eklendi. O’nu özlem ile anıyoruz… 
Teknoloji adlı sanık; hemen her alanda boy gösterdi. Elden eve, havadan hamama, tavadan tavana, oradan oraya derken koskoca Asya’dan Avrupa’ya. Akla gelmeyen her yerde afişleri var. Diyeceğim o ki; artık kolunun uzanmadığı yer yok ne yazık ki…Hayatımıza bir anda giren katilimiz; bizlere yapacak hiçbir şey bırakmadı. Bulaşıklarımızı, çamaşırlarımızı yıkıyor; sağ olsunlar ki işimize yarayanlarını da yapmışlar. Keşke bir iyi şey daha yapıp şu kötüleri ortadan kaldırsalar. Evet işte bu! Teknoloji’nin her gereksinimimizi karşıladığı bu dünya’da teknoloji adlı katili kendi silahı ile yenmek isterdim. İnsanlara teknolojinin zararlarını öğretmek ve bunlardan uzak durmaları için zararlarını canlı canlı göstermek isterdim. Kendileri de buna tanık olunca sanırsam ki olayın ciddiyetinin farkına varırlar. Bunun yanı sıra bana destek olacak akılcı, bilimci ve teknoloji adlı suçluya karşı durabilecek cesur kişiler yetiştirebilirdim.
     Bunu başardığımda belki ben hayatta olmayabilirim. Çünkü bu yol; oldukça meşakkatli ve sabır isteyen bir yol. Ancak inanıyorum ki benim yolumda ilerleyecek nice “ben” vardır. Her biri en az benim kadar katili yakından tanıyan kişiler olacaktır. İşte tek amacım bu. Bu amacımı gerçekleştirdiğimde diğer insanlıkları, akrabalıkları, dostlukları, kardeşlikleri ve nicesini kurtarabilirim. Kim bilir, belki o gün mutluluk da insanların kuytu köylerine uğrar…