Konusu " Eğer teknolojinin tüm gereksinimlerinizi karşıladığı, çalışmak zorunda olmadığınız bir dünyada yaşıyor olsaydınız, yaşam seçimleriniz neler olurdu? "

Yazar Rumuzu: imge8824
Eser Sıra Numarası:200213eser01




                                                   TEKNOLOJİYE ESİR İNSAN
 
       İnsanoğlunun ortaya çıkarttığı teknolojinin sadece fizyolojik değil aynı zamanda ruha sahip insanın derin ihtiyaçlarını karşılamaya kudreti olacağını sanmıyorum.Bazen gerçekten ne hissettiğini, neye açlık duyduğunu dahi bilemeyen insan gerçek gereksinimini karşılayabilecek nitelikte teknolojiyi nasıl yapabilir?  Çoğumuzun aklına para, yemek, sağlık ve öğrenim hizmetleri geliyor gereksinim deyince. Peki, söyleyin, bir çocuk için en gerekli şey anne sevgisi değil midir? Bebeğinizin altını değiştirebilecek, mamasını, suyunu verebilecek bir teknolojiyi yaptığınızı farz edelim. Sevgisiz büyüyecek o bebek ilk gülücüğünü makinelere verecek, ilk adımlarını ilk düşüşlerini robotlar görecek. Böyle yetişen bir nesilden ne bekleyebiliriz? 
 

Gerçekten kendinizi işe yaramaz hissetmeyecek misiniz?  Tamam, artık, biz robotlarımızı yaptık onlar bizim bütün işlerimizi görür daha bir çalışmaya lüzum yok mu diyeceksiniz? Hepimiz biliriz, istediği her şeye ulaşan milyoner çocuklarının ölümleri genellikle intiharlar pek genç yaşlarında olur.Çünkü ulaşmak istedikleri bir hedef yoktur, zorluk, sıkıntı yoktur.‘’Para’’dediğimiz üzeri rakamlı saçma kâğıtlara adanmış, para gibi harcanmış hayatlardır onların ki…İşte bizlerin hayatları da makineler gibi paslı, katı, çirkin olacak. Atalarımız boşuna ‘’İşleyen demir pas tutmaz’’dememişler. Ve insan üretebildiği, geliştirebildiği ve sevebildiği kadar vardır. Her istediğine kolayca ulaşabilecek olan insan çıkışı olan bir bataklığa saplanacak ve her çırpınışıyla daha da batacaktır. Yıllarca okumuş, kendini geliştirmeye çalışmış birinin sahip olduğu tüm bilgi birikimi bir kabloyla kendimize aktarabileceğimizi düşünsenize. Aynı bilgiye sahip iki insan…Ama aynı doyuma ulaşılmış mı? Hiç sanmıyorum…Kopya çekerek iyi bir not aldığı sınavından bile gerçekten mutlu olamayan öğrencileriz biz. 

       Teknoloji bize fırsatlar yaratmayacak yani…Kendi ellerimizle, beynimizle geliştirdiğimiz teknoloji bizden mutluluklarımızı, aşklarımızı, hüzünlerimizi, korkularımızı çalacak. Duygu yoksa yaşamak neden?  Hissedemediğimiz bir sürü ses, tanımlanamayan yüzler ve harcanmış hayatlar. Hadi ilk iki sene gezdiniz, tozdunuz, bol bol okudunuz? Ya sonra? Kahveler çekilip her gün kâğıt oynayan o dalga geçtiğimiz insanlardan ne farkımız olacak? Para yoksa hırsızlık, kötülük, savaş olmayacak ‘’ay ne güzel’’ diyorsunuzdur büyük ihtimalle. Yanılıyorsunuz…Savaşları çıkaran para değil, pis emellerine, hırslarına alet olduğumuz insanlardır savaşları çıkaran… Ayrıca gelişecek bu teknolojiyle çevrenin ne kadar tahrip edileceği düşünülürse o geliştirmeye ömrünüzü verdiğiniz metal parçaları değil bitki hayvan, formasyonları…Torunlarımıza bile yaşayabilecek bir dünya bırakmayacak. Bana kızabilir, ne kadar gelişime kapalı, geri kafalı, sabit fikirli birisin diyebilirsiniz. Ben ileriyi görebilmek için geri kafalı damgası yemeye de hazırım. İnsanlarla, insan gibi yaşamak istiyorum çünkü… Zaferlerin, yenilgilerin, aşkın, ayrılığın, hüznün, umudun ve hatta paranın doğal olduğu sürece afetlerin egemen olduğu bir dünya istiyorum. Metal parçalarıyla kör olmuş, ileriye bakmaktan korkan, sevmeyi sevilmeyi unutmuş insanların egemen olduğu bir dünya değil…





önceki eser / sonraki eser