Konusu " Eğer teknolojinin tüm gereksinimlerinizi karşıladığı, çalışmak zorunda olmadığınız bir dünyada yaşıyor olsaydınız, yaşam seçimleriniz neler olurdu? "

Yazar Rumuzu: ikaros1996
Eser Sıra Numarası:220213eser20




                                                  TEKNOLOJİ VE İNSAN
       Teknolojinin ilerlemesinin en önemli nedenlerinden birisi insanlığın ihtiyaçları daha sonra insanın merakıdır. İhtiyaçlar sürekli olduğuna göre teknolojinin ilerleyişi de sürekli ve sınırsızdır. İhtiyaçların sonu gelse bile teknolojinin ilerleyişinin durması mümkün olamaz. Çünkü bu defa da insanlar ihtiyaçlarını nasıl daha kolay yerine getireceklerini araştırmaya başlarlar. Bu durum insanların her zaman sahip olduklarından daha iyisini istemelerinden kaynaklanır. Bunu sağlamak için yapacakları araştırmalar doğru planlandığında ve doğru uygulandığında insan yaşamının daha kaliteli hale gelmesini sağlar.
Teknoloji ilerledikçe onu geliştirmek, yeni olanın üstüne bir yenisini eklemek de o kadar zorlaşır. Bu durumda teknolojinin her ihtiyacı karşıladığı bir dünyada yaşayan insanların, bu teknolojiyi ilerletmesi çok çalışma gerektirir. Fakat böyle rahat bir dünyada yaşayan insanın aklından “çalışmak” düşüncesi ne kadar sık geçebilir ki? Günümüzde birçok insan sadece çalışmak zorunda olduğu için çalışmıyor mu? Zorunda olması kendi ihtiyaçlarından ve yakınlarının ihtiyaçlarından kaynaklanmıyor mu? Öyleyse doğduğundan beri tüm ihtiyaçlarını makineler karşılamış, onun yerine teknoloji çalışmış, beynini hiçbir soruna yöneltmek zorunda kalmamış, hatta belki de onu pek az çalıştırmış bir insandan bahsediyoruz. Bu tembelliğe alışmış bir insanın teknolojiyi ilerletmek için çalışması, mesela iyi bir mühendis olması çok zor mümkün olabilir. Bunların sonucu insanlığın yerinde sayması, hatta belki de insanlığın geriye gitmesi olabilir. Zaten insan beyni kullanılmadıkça işlevsizleşir. Aynı zamanda zamanının çoğunu, belki tamamını sanal alemde yaşayarak geçiren beyin, insanlarla iletişimden uzaklaştıkça robotlaşır. Tüm bunların sonucu işe yaramaz hale gelir. İşte tam bu duruma gelinmişken, birden bire tüm bu teknoloji bir şekilde yok oluverse insanlığın kaçınılmaz sonu çok dehşet verici olurdu herhalde… Tüm bunları öğrenince bu teknolojinin yaratıcıları olan mükemmel beyinler ne düşünürdü acaba? Ne büyük hayal kırıklığı… Oysa o teknolojiyle ne faydalı işler yapılırdı. Bu noktada değinilmesi gereken konu insanların bu teknolojiyi ne kadar gereksiz konular üzerine kullandığı… Ve aynı zamanda bu teknolojiyi kullanırken çevrelerine ne kadar zarar verdikleri… Yani tüm bu teknoloji insanların aslında gerçekten ihtiyaç duymadıkları gereksiz “ihtiyaçları” için kullanılmamalı. Çünkü insanlar bu tür “ihtiyaçları” karşılarken asıl ihtiyaç duyduklarına; özellikle içinde yaşadıkları dünyaya ne yaptıklarının farkında değiller!
İşte böyle bir dünyada doğruyu veya yanlışı seçmek o kadar zordur ki… Fakat seçimi etkileyen de büyük oranda kişinin yetiştiği çevreye bağlıdır. Eğer çevre bilinçsizse ve bu yüzden kişinin çevresindeki teknoloji onu etkisi altına aldıysa bu, kişinin hem kendisi hem de yaşadığı dünya için faydasız bir varlığa dönüşmesine sebep olur. Bir insanın bu etkiden kurtulması da mümkündür tabi ama aynı zamanda oldukça zordur. Ve bir diğer seçenek olarak kişinin çevresi bilinçli olabilir. Bu da teknolojinin kişiyi ele geçirmesinin engellenmesi demektir. Yani asıl olması gerektiği gibi kişiye teknolojiyi yönetmesi öğretilir. Bu öğretildiği takdirde insanlık çok ilerilere götürülebilir. Teknoloji ve insanın araştırma merakı birleştiğinde özellikle de… Artık insanların ihtiyaçlarının çoğu karşılanmış olabilir ama merak duygusu da bir ihtiyaçtır ve evrendeki tüm bilgilere, hikmete, ulaşmadan asla tatmin olmaz. Zaten insanlığı bunca yıldır ileri götüren de bilim insanlarının, filozofların merakı değil midir? Bu insanın yaradılışında olan bir duygudur ve ancak baskı altında veya insanın kendi aklını kurcalamamasıyla yok olacak bir duygudur. Ben de meraklı bir insanım ve düşünmeyi de oldukça severim. Yani belki de iyi bir mühendis olamam ama o dönemde bir düşünür olabilirim. Fakat bu da yeterince iyi bir fikir değil. Çünkü insanlar kendi yarattıkları bir dünyada yaşıyorken neyin üzerine keyifle kafa yorabilirler ki? Büyük ihtimalle insan yaşantısı ve insanın geçmişten günümüze değişen iç dünyasını incelemek gibi sıkıcı konular tartışılırdı o dönemde. Sıkıcı çünkü, bence bu dönemde toplum yaşantısını incelemek programlanmış robotları izlemekten farksız olurdu. Aynı zamanda biraz da ürkütücü olurdu tabi… Aslında insan tüm ihtiyaçlarını karşılayacağı ve hiç çalışmak zorunda kalmayacağı bir dünya hayal ederken böyle bir dünyada özgürce yaşayabileceğini, hiçbir kısıtlaması olmayacağını düşünebilir. Ama insanın soyut yanının, düşsel dünyasının ne kadar kısıtlanacağını da hesaba katması gerekir.
      Böyle bir dünyada yapılacak seçimlerin ne kadar zor olduğunu tekrar kavrıyorum. Açıkçası neyi seçerdim onu kestirmek de oldukça zor. Çünkü belirttiğim gibi orada yaşayan ben ile şimdiki ben aynı olmayacak. Öyle bir dünyada yaşasaydım nasıl biri olurdum onu da tam olarak bilemiyorum. Belki de kendimi tam anlamıyla tanımıyorumdur. Ama şundan emin olabilirim ki şimdiki beni öyle bir dünyaya koysalardı ve beklediğim gibi bir dünyayla karşılaşsaydım… Yani büyük bölümünde tembelleşmiş-dünya üzerinde hiçbir amacı olmayan-insanlar bulunan ve küçük bölümünde durumun farkında olan dâhilerle bilinçli insanlar olan dünyadan bahsediyorum. Evet, böyle bir dünyada azınlığın yanında yer alır ve bilinçli bir insan olurdum. İnsanlığa faydalı olup onları bilinçlendirmeyi amaçlardım-her ne kadar bu konuda pek umut görmesem de- çünkü en çok ihtiyaç duydukları şey bu... Aslında bence en doğru olan tüm bu teknolojiyi yok etmek olurdu. Doğrusu bunun insanlığın sonunu getirmekten gerçekten bir farkı yok ve bu nedenle kulağa çok acımasızca geliyor. Zaten ben de böyle bir şeyi asla yapamazdım. Ama şu da gayet anlaşılır ki insanlık bu bilinçsizlikle kendi sonunu bir gün mutlaka getirirdi. Yani benim yapacağım tek şey süreci hızlandırmak olurdu. Çünkü, doğru yapılmayan her işin sonu kötü biter. Öyleyse doğru kullanılmayan teknolojinin sonu da bundan iyi olamaz.