Konusu " Eğer teknolojinin tüm gereksinimlerinizi karşıladığı, çalışmak zorunda olmadığınız bir dünyada yaşıyor olsaydınız, yaşam seçimleriniz neler olurdu? "

Yazar Rumuzu:hazerfen1010
Eser Sıra Numarası:250213eser06




                                                  ÇELİKTEN DAMARLAR
        Uzun zamandır çevremde olup biten değişmelere yetişemiyor, gelişmelere ayak uydurmakta zorlanıyordum. Her geçen gün bir yeni modelinin insanlığa sunulduğu cep telefonlarının, son modellerine sahip olmak isteyen insanları görmek beni hayrete düşürüyordu. Ellerinden hiç düşürmedikleri cep telefonları, ihtiyaçlarını karşıladığı halde, nereden geliyor bu en üst modele sahip olma arzusu? Nereye gidiyor insanlık aleminin sonu?
Cevabını bulamadığım düşünceler beynimi kurcalıyor, zihnimde merak uyandırıyordu. Bu merakımı gidermek için bir süredir teknoloji üzerine geniş çaplı araştırmalar yapıyor, değişen ve gelişen dünyada teknolojinin hayatımızda ne denli yer kapladığı ile ilgili yazılmış bilimsel yazılar okuyordum. Yarım asır sonrası dünyada değişecek kimi gelişmeleri az çok tahmin etmiş olmaktan ötürü şaşırmasam da kimi imkansız gibi görünen yeniliklerin hayatımızda yer edineceği düşüncesi beni oldukça şaşırtmıştı.
Düşünsenize, yarım asır sonra kendi vücudumuzu tam anlamıyla başka bir ortama aktaramasak da, üç boyutlu projeksiyonumuzu dünyanın her yerine yansıtabileceğiz. Görünmez olmayı sağlayan kıyafetlerle üzerimize yansıyan ışık dalgalarını geri yansıtabilecek ve transparan olacağız. Sanal gerçeklik sayesinde televizyondakileri sadece görmeyecek, onlara dokunabilecek ve onları koklayabileceğiz. Direk beyne bağlanan elektronik bir alet sayesinde körlük ve sağırlık ortadan kalkacak, insanlar görebilecek ve duyabilecek. Gelecekte her insanın genetik yapısına özel diyetler geliştirilecek ve zayıflama problemi ortadan kalkacak. Uzay turizminde yeni bir çağ açılacak, insanlar Yılbaşı ve diğer tatil günlerinde uzay turlarına katılacak ve oradaki otellerde konaklayabilecekler. Evrensel para birimine geçilecek, nanoteknolojiyle her şey  kopyalanacak ve daha nice nice yenilik…
Bu saymakla bitiremeyeceğim yenilikleri öğrendiğimde ben de sizler kadar şaşkın ve bir o kadar da mutluydum. İnsanlık adına birbirinden önemli buluşları gerçekleştirecek olan bilim adamlarını şimdiden takdir ediyordum. Bu hoşnutluğum ta ki araştırmalarımı ilerletip insan hayatını son derece kolaylaştıran ve çok gerekli gibi görünen, halbuki insanlığı tembelliğe sürükleyen buluşları fark ettiğim zamana kadardı. Bundan elli yıl sonra mucizevi diye adlandırdığımız robotları evde, okulda, iş yerlerinde,  hastanelerde, dükkanlarda ve şimdi kullandığımız mutfak robotlarından tutun da gelecekte her türlü hizmetimize amade olacak robotlarla birlikte insanların sayısını geçecek!
Ve soruyorum sizlere, bilim ve teknolojinin üst düzeye ulaştığı, her işimizi teknik yollarla yaptığımız bir dünyada biz insanoğlu ne işe yarayacağız? Günün birinde her şeyi teknoloji yapacak ve bizler işsiz kalacağız. Niye işimizi aldınız diye makineleri kıracak halimiz yok ya!
Bir süreliğine çalışmaya mecbur olmadığımızı düşünelim. Kim gün boyu çalışıp yorulmak ister ki? Elbette kimse. Fakat teknoloji sayesinde tüm işimiz görülüyor diye çalışmayı bırakacak mıyız? Peki yüzyıllar boyunca dilimizden düşmeyen değerlerimize ne olacak? Hani emek? Nerede alın teri? Ya da şöyle diyelim ileride işsiz kalacağız diye teknolojiden vaz mı geçelim? Tabii ki de hayır. Peki ya teknolojinin hayatımızı sarıp sarmaladığı ve gelecekte tamamen etkisi altında bırakacağı bir asırda yaşıyor olsak ne yapmalı? Bu soruların tek bir yanıtı yoktur elbette, kişiden kişiye değişir verilecek cevaplar. Kimisine göre teknolojinin tüm gereksinimlerini karşıladığı, çalışmak zorunda olmadığı bir dünyada yaşamak eziyet olarak ifade edilebilir. Onlar çalışmanın insanlar için ciddi bir zaman geçirme ve mutsuzluk sorunuyla karşı karşıya geleceklerini düşünürler dolayısıyla çalışmadan sıkılırlar. Kimisine göre de hayatın asıl anlamının anlaşıldığı dönem olarak ifade edilir insanın çalışmak zorumda olmadığı bir dünyada yaşaması. Sizler hangi düşüncenin savunucusu olmak isterdiniz bilmem ama ben her şeyin ölçülü olması kanaatindeyim. Çalışmadan sıkılan nasıl vakit geçireceğini bilmeyen insanlar incelendiğinde bir kültürleri, merak ve uğraşları olmadıkları görülür düşüncesindeyim.  Oysaki entelektüel biri çalışmasa bile birbirinden farklı ve çok sayıda uğraş bulur. Yanı sıra her şeyi teknolojiye yükleyip hayatın tadına bakılacağına da inanmıyorum. İnsanoğlu yapısı itibariyle bir uğraşa yönelik donanıma sahiptir. Ben çalışmak zorunda olmadığım bir dünyada yaşıyor olsaydım, şimdi bir meslek sahibi olmak ve hayat mücadelesi uğruna sürekli çalışmaya verdiğim zamanı, ileride dünyayı gezmek veya bir müzik aleti çalmak istediğim gibi ertelenmiş hayallerimi gerçekleştirirdim. Öğrendiklerimle sınırlı kalmaz, çalışmak için kullandığım zamanı bilim ve keşif uğruna kullanırdım.
       Diyeceğim o ki, teknolojiyi inanılmaz seviyeye getiren insan, ondan yararlanmasını bilmeli, zararlarından sakınmalıdır. Çünkü ancak bu yolla doğru bir yaşam standardına kavuşmuş olur.