Konusu " Eğer teknolojinin tüm gereksinimlerinizi karşıladığı, çalışmak zorunda olmadığınız bir dünyada yaşıyor olsaydınız, yaşam seçimleriniz neler olurdu? "

Yazar Rumuzu: hayal1700
Eser Sıra Numarası:210213eser13


                

                                                          ÖLÜMSÜZLÜK
      Zamanın akışının neresinde olduğumuzu düşündüğümde, karamsarlık ve umut arasında yorucu bir serüveni takip ettiğimizi hayal ederim. Aslında ne kadar yorucu yaşamlar sürdüğümüzü, ayakta kalmak; dahası güçlü olmak adına sınırsız bir çaba içinde kıvrandığımızı seyrederim. Çünkü yalnızca hayatta olmak ve kendi halinde yaşamak yeterli değildir bugün. Kadim zamanların kendi halinde yaşamlarını sürdüren ev sahiplerine ya da yerlilerine imrenir; onların tasasızlığına ve kaybetme korkusu olmadan süren yaşamlarına gıpta ederim. Ardından geçmiş zamanların sınırsız çatışmalarını, savaşlarını, yokluklarını hesap eder ve belki de insanoğlunun tarihi boyunca yaşadığı en çetrefilli; ancak en umut dolu süreçten geçtiğimizi fark ederim. Böylece geçmişin yıkıntıları ve umutları arasında gidip gelmenin anlamsızlığını; dahası sonuçsuzluğunu idrak ederim.
Mücadele etmek ya da insanca yaşamak için emek vermek; kazanmanın mutluluğunu yaşattığı gibi kaybetmenin kırgınlığını da beraberinde getirir. Ancak teknolojik ilerlemenin ya da bir diğer deyişle bilimsel gelişimlerin kazanmak ya da kaybetmek olasılıklarını ortadan kaldırdığını hesap edersek, artık bu noktadan sonra insana ne hakkıyla mutlu olma imkanı ne de bir acıyla kendini büyütme fırsatı kaldığını görürüz. Mücadele sona ermiştir; dolayısıyla rekabet de… Artık mutluluk da yoktur; acı da…
Bundan sonrası devasa bir boşluk ve kalpleri durmaksızın kemiren korkutucu bir hiçliktir. Niceleri bu sebeple yaşamına son vermişken nicesi de sürdüğü yaşamlarını zindana çevirmiştir. Geçmiş örnekleri göz önüne alan insan, artık bilimin ulaştığı düzeyle bu kez hiçliğini yenmek üzere mücadele içine girecektir. Ve her defasında vardığı nokta da aynı bireysel gelişimde düğümlenecektir. O bireysel gelişimin zirvesi ise sınırsız bir öğrenme güdüsüyle yoğrulmuş bireyler olacaktır. Belki de o vakitten itibaren yüzlerce yıl evvel ortadan kaldırdığı köleliğe yeniden kıymet verecektir. Çünkü artık o kölelik, eski Yunan filozoflarının kalemlerinden çıktığı şekliyle yeniden hatırlanacaktır: ”İnsan kendini bir başkasına kul köle ederken daha üstün bir bilgiye, daha üstün bir erdeme ulaşabileceğine inanıyorsa, bunda hiçbir küçülme yoktur.“
Bundan sonrası, o devasa boşlukta savrulan hayatların sonsuz bir okuma ve öğrenme hevesiyle yeniden biçimlendirilmesidir. Okunacak sayısız kitap, izlenecek sayısız film varken, teknolojinin sınırsız nimetleriyle övünmek ve çaba göstermekten çekinmek, ne büyük bir hiçliktir! Artık, köle olunabilecek bir tek bilge ve yine bir tek nesne kalacaktır geriye. Sayısız cümlelerle örülmüş ve o cümlelerle hayat bulmuş nice tecrübe. Bilimin ulaştığı noktada, elde edemeyeceği tek şey ölümsüzlük olacaktır. Çünkü her canlı bu değişimi yaşayacaktır. Öyleyse kendisinden önce tecrübe edilmişleri okumak, o tecrübelerle erdeme ulaşmak, en anlamlı ve en ölümsüz çaba olacaktır. Çünkü ölümsüzlüğü yalnızca eserler bırakanlar yaşayacaktır.
      Özünde bilim artık, binlerce yıl evvel başladığı yerdedir. Adım adım yükselmiş, insana, hak ettiği onurlu yaşamı sunmak için mücadele etmiş, var olduğuna inanılan bütün problemlerin üstesinden gelmiş; ancak onun kendini bilme ve sesini duyurma isteğini söndürememiştir. Bu isteği de yine teknolojinin kendisi değil, bu kez sarsılmaz bir insan iradesi yerine getirecektir. Üstelik hiçbir vakit sona erdiğini ya da sona ereceğini düşünmeden…