Konusu " Eğer teknolojinin tüm gereksinimlerinizi karşıladığı, çalışmak zorunda olmadığınız bir dünyada yaşıyor olsaydınız, yaşam seçimleriniz neler olurdu? "

Yazar Rumuzu:gürtürk1274
Eser Sıra Numarası:220213eser08




                                                SANAL GÜLÜŞLER DAHA GÜZEL                                                   
       Mükemmel bir şekilde hayatımıza girmiş, kısık gözleri ve küçücük burnuyla kendini insanlara sevdirmiş, güzelliğini gerçekçiliğiyle şahlandırmış bir şeyden bahsetmek göründüğü kadar kolay değil.
Karmaşıklık ve estetik birleşince müthiş bir haz ve büyük oranda çekici tasarımlarıyla adrenalin tutkusunu galeyana getiren teknoloji, hayatımızda doping etkisi yaratan bir bağırsak solucanı gibidir. Aynı bağırsak solucanları gibi az miktardayken faydalı fakat dozu aşırıya kaçınca henüz fark edemeden yiyip bitiriverir. Alışkanlık yapar. Teknoloji de diğer insan yapıtları gibi tamamen insan hayalleriyle üretilmiş ve hayata geçirilmiş olduğundan onun hakkında ileri geri konuşmak biraz saçma. İsteklerimiz doğrultusunda yapıldığı için tüm bu müstehcen içerikli diziler, öğrencileri derslerinden alıkoyan cep telefonları ve internet üzerinden oynanabilen bilgisayar oyunları biz istemeseydik yapılmazlardı. Savaşlarda bir tıkla binlerce kişiyi öldürebilen silahları maalesef isteyip de yaptık istemeseydik yapmazdık. Bu yüzden teknolojiyi suçlamayın. Önce kendimiz istemeyelim ki yapılmasın. Yapmamamız için önce istemememiz gerek. Bu ise sadece empati ile mümkündür.
Teknolojinin her işimi yaptığını görmek, yaşamak güzel olmalı. Aslına bakılırsa insan ırkı uyuşukluğuyla ve gamsızlığıyla dünyayı umarsızca işgal etmiş bir ırktır. Yani teknolojinin bütün işleri yapmasını herkesin içten içe arzulaması ve heyecanla beklemesi gayet normal. En güzeli de insan şeklindeki robotlar olur. Hemen kendi şeklimde bir robot yapıp okula gönderirim. Sonra ne bileyim sevdiğim insanların aynılarını yaparım. Kendime sahte bir dünya kurup orada bolca zevk ve güzellikler içerisinde mutlu bir hayat sürerim. Ya da direk beyne, yani tüm bu sıkıntıların, üniversite sınavının, hüzünlerin ve karamsarlıkların doğduğu yere küçük bir operasyonla hiç bozulmayacak bir çip yerleştirerek kötü olan her şeyi beynimden silerim ve ölene dek mutlu olurum.
Uzun lafın kısası, teknoloji sayesinde uydurduğumuz yapay dünyada mutlu olmamak mümkün değil. Ortada bir sürü sorun var. Hangi biriyle uğraşalım. En basiti suçu bir başkasına atmak. Kurtulmaya çalışmak. Bu da ancak teknoloji sayesinde olabilir. İsteyen kendi kurduğu dünyasında odun keser, tavuklara yem verir, koyun otlatır doğal bir yaşam sürer. İsteyense kendi dünyasında yine farklı bir dünya yapar ve yine mutlu bir yaşam sürer. Bunun sonu gelmez. Açıkçası teknoloji de böyle bir şey. Ya tamamen işlevsiz bir hale gelip yok olmaya mahkûm olur ya da sonsuza dek gelişmeye ve bizleri şaşırtmaya devam eder.
       Kendi dünyamızdaki her şey bizi mutluluğa sürükler. Bir insanın düşünceleri hiç bir zaman hafife alınamaz ve bütün düşünceler, buluşlar ve teoriler her ne kadar akıl ve mantığa uzak olursa olsun her zaman takdire şayandır. Biz de kendi dünyamızı kuralım. İnsan denilen yaratığın sadece nefes alıp vermediğini anlayalım. Üretmek ve kullanmak gibi bir hayalin gerçek olabileceğini anlayalım. Düşüncelerimize dizgin vurmaktan kaçınıp bütün varsayımları ve genel doğruları bir kenara atıp şu kısacık ömrümüzde mutluluğu yakalamak için bütün düşüncelerimize bir şans verelim. Kendimize bir dünya yapalım ve mutlak huzura yani kendi ellerimizle hazırladığımız mutluluğumuza kavuşalım...