Konusu " Eğer teknolojinin tüm gereksinimlerinizi karşıladığı, çalışmak zorunda olmadığınız bir dünyada yaşıyor olsaydınız, yaşam seçimleriniz neler olurdu? "

Yazar Rumuzu:gülizar1923
Eser Sıra Numarası:220213eser26

                  

                                                  GELECEĞİMİN   ANAHTARI
       Bilim ve teknoloji   19.yy. ’da  Sanayi devriminin gelişmesiyle ülkeler  için çok  önemli     bir  gelişme alanı olmuştur.  Peki, teknolojinin  ön  plana çıkmasında hangi  özellikler  etkili olmuştur? Teknolojiden  yoksun  bırakılan bir milletin geleceğinden söz edilebilir mi? Teknolojinin ilerlemesi, beraberinde ne gibi sorunlar getirmiştir? Bu soruların cevabını verebilmek için teknolojinin tanımını yapmak ve bireylerin üzerindeki etkisini kavramak gerekir.
Teknoloji:  İnsanın, bilimi kullanarak doğaya üstünlük sağladığı rasyonel  bir disiplin  olarak tanımlanmıştır. Teknoloji akıl ve hayal gücüne dayanır.Teknolojinin gelişmesiyle bireyin ve toplumun dünyaya bakış açısı zamanla değişmeye başlamıştır.Teknolojiden yoksun bırakılan bir  millet yok olmaya mahkumdur.Hep bir adım yeni düşünce geride kalmış demektir.  Teknolojinin  ön  plana çıkmasında uygarlığın ilerlemesi ile yeni fikirler etkili olmuştur. Yaşanılan dönemin  yaşayış   biçimine göre yeni fikirler ortaya atılmıştır. Karşılıklı fikir çatışması ile yeni düşünceler ile yeni icatlar ortaya çıkmıştır.
Peki, teknoloji ve uygarlığın ilerlemesi insanların mutluluğunu  ne derecede etkilemektedir.  Kimileri    teknolojinin gelişmesi ve  uygarlığın ilerlemesiyle  insan  mutluluğunu azaldığını söylemişlerdir. Peki , sizin düşünceleriniz nelerdir? Siz ,kendi yaşantınıza göre bunu  cevabını verin.Ben sizlere düşüncelerimi söyleyeyim.Bana göre her şey gibi teknoloji  de ölçülü kullanılırsa niye mutsuz olsun ki?Teknoloji de çıkaran insandır,insan beyni de teknolojiden üstündür yani  teknoloji bizim elimizdedir.
Gelin     şöyle    bir   karlılaştırma   yapalım: Denzili’nin   Kaleköyü’nde insanlar ekmeklerini,  peynirlerini,  sütlerini, işlerini sabah ezanının okunması, horozun ötmesiyle uyanıp yaparlar. Nineler bu saatte torunları ve çocukları için patikler, kazaklar örmeye başlarlar. Teknoloji kullanırlar ama onu hayatlarının tüm kesimine sokmazlar. Bir de İstanbul’un  Bebek semtinden  yaşayan  insanlar sütlerini,  ekmeklerini  dışarıdan alırlar. Hayatlarının  her  alanında  teknolojiyi kullanırlar.Ben   hep teknolojinin tanımından toplum ve birey üzerindeki  etkisinden  söz ettim.Ya  siz teknolojiyle iç içe yaşanan bir hayatta kendinizi, yaşamınızı, nasıl şekilleştirmek isterdiniz? Siz yorum yapadurun ben de sizlere nasıl bir hayat tasarladığımızı anlatayım.  Bizler hep hayatımızı  kolaylaştıran fazla yorulmayalım hatta hiç yorulmayalım diye  teknolojiyi hayatımızın  her kesimine   yerleştirmeye başladık . Böyle yaparken de  teknoloji kimimizi içine almış   istediği şekle    koymakta ,    hayatımızı şekillendirmekte. Aslında bizim teknolojiyi kullanıp hayatımıza şekil vermemiz     gerekir.
Tabiî  ki de gözlerimizi kapayıp tek başımıza yaşadığımızı düşünemeyiz, aksine yükselmiş ,ilerlemiş medeni bir millet olarak medeniyet düzeninde yaşayalım istiyorum. Teknoloji ,beni   ve hayatımı   şekillendirmemeli.  Ben teknolojiyi istediğim   gibi günlük yaşamıma göre şekillendirmek isterim.Teknoloji isterdim ama teknoloji beni ve milyonlarca insanı öldürmeyecekse isterim. Teknoloji ayaklarınım altına almazdım; ama kendimden de yüksekte tutmazdım. Kur’an-ı    Kerim’in  bir ayetinde:’’ “Siz çalışırsınız,yerlere ve göklere hakim olursunuz.’’ diye buyrulmuştur. Ben ve milletim mutsuz olacaksa ne yerlere  ne  de  göklere hakim olmak isterim.Teknolojiyi, hayatımda  mutlululuğumu  ve   mutsuzluğumu etkilemeyecek şekilde   gerektiği kadar  ölçülü  kullanırdım .O küçük; ama mutlu dünya olan Denizli’nin  Kaleköyü’nde yaşayan insanlar gibi sabahın erken saatlerinde kalkıp o eşsiz ve  tertemiz  havayı  solumak;  ninemiz göz nuru  ile ördüğü  çorapları, kazakları giymek;peynirimi,sütümü içim rahat bir şekilde yiyip içmek,içinde acaba ne var,ne katılmış diye bir an tereddütte bulunmamak isterdim.
İstanbul’da   Bebek semtinde yaşayan insanlar gibi teknolojiyi kullanırdım ama hayatımın  her kesimine    yerleştirmemek şartı  ile.Ben aynı ortamda yaşayan anne ve çocuğun saatlerce yan    yana olmalarına    rağmen annenin televizyon izlediği için, çocuğun ise  internette sohbet ettiği için birbirine yabancılaşmasını  değil,aksine annenin televizyona verdiği vaktin yarısını bile olsa çocuğu ile konuşarak geçirmesini çocuğun arkadaşlarından çok annesi ile konuşarak vakit geçirmesini isterdim.Kim istemezdi ki zaten .
     Aile,sosyalleşmenin yapı  taşıdır, çekirdeğidir, en parlak elmasıdır.Teknoloji insan hayatına girdiğinden beri  insanlar arasındaki bağ azalmaya başlamıştır.Oysabiz teknolojinin aileleri ,toplumu,milletimizi  birbirini bağlasın istiyoruz.Ben, bana benliğimi,dünyaya  niçin geldiğimi ,ne amaçla yaşadığımı,kültürümü,dinimi,milletimi bana unutturmayan,milletimizi gittikçe azalan bir bağ ile değil aksine milletimizi güçlü bir bağla bağlayan teknoloji istiyorum.