Konusu " Eğer teknolojinin tüm gereksinimlerinizi karşıladığı, çalışmak zorunda olmadığınız bir dünyada yaşıyor olsaydınız, yaşam seçimleriniz neler olurdu? "

Yazar Rumuzu:esma2012
Eser Sıra Numarası:220213eser24




                                                TEKNOLOJİK YAŞAM
      Eğer teknoloji hayatımızın her alanında olsaydı hayatımız nasıl olurdu? Bunu hayal etmek o kadar da zor değil artık. Çünkü günümüzde teknoloji hayatımızın her alanında zaten yer alıyor.
 Teknoloji; insan hayatını kolaylaştıran, birçok alanda insan gücünün yerini almış, bilgiye ulaşmayı kolay kılan insanlık için yaratılmış bir dünya. Teknoloji hayatımızın neresinde yok ki! Oturma odamızda, mutfakta, banyoda… Baktığımız zaman evde kullanılan çoğu teknolojik alet emektar annelerimizin iş gücünü hafifletmek, yaşama daha fazla vakit ayırmak için var. Özellikle çalışan kadınların kurtarıcısı teknoloji… Evin dışına çıkarsak; hastanede, postanede okullarda, fabrikalarda, sporda, savunma sanayiinde ve daha birçok alanda teknoloji bizimle. “Hayatımızın her alanında olsaydı ne olurdu ?”diye soruyoruz ya daha nereye girecek doğrusu merak ediyorum. Teknoloji girdiği her alana güzellikler mi getiriyor acaba?
İnternet! Çağımızın en önemli buluşlarından biri.  Uzaktaki bir dostumuzla sanki yanımızdaymış gibi konuşabiliyoruz. Dünyanın neresinde olursa olsun bilgiye saniyelerle hesaplanacak sürede ulaşıyoruz. (Ansiklopediler tarih oldu). Fabrikalarda yüz işçinin yapacağı işi bir makina yapıyor (binlerce insan işsiz kalıyor). Savunma sanayii ile ülke toprakları, binlerce askerin yapamayacağı işi tek başına yapan silahlar üretiyor (binlerce insan ölüyor ve etkileri yıllarca geçmiyor örneğin; Hiroşima Nagazaki). Teknoloji arttıkça savaşma ihtiyacı da artıyor. Çünkü petrol ve diğer ham maddelere duyulan ihtiyaç, özellikle teknolojisi gelişmiş ülkelerin, teknolojisi gelişmemiş ama ham maddesi bol olan ülkeler üzerindeki tehdidi artıyor.
Hastanelerde insanların iyileştirilmesi için insan vücuduna ciddi zararlar veren radyasyon makinaları kullanılıyor. Teknoloji üretildiği amacın tam tersi sonuçlar vermeye başladı. Telefon uzaklıkları yakınlaştırmak için üretildi ama bakın etrafınızdaki gençlere değil uzağı burnunun ucunu bile göremiyorlar. Konuşmak onlar için büyük bir işkence. Teknoloji severler biraz kızacaklar, itiraz edecekler bu yazıma “ Çamaşır, bulaşık yıkama derdinden kurtulduk en basitinden” diyecekler. Ama şu noktayı atlıyorlar ki her işi teknolojinin yapması insanlığı tembelliğe alıştırdı. İnsanların çamaşırları yıkandı bu sefer de asmaya üşendiler. Kurutma makinası icat edildi. Eminim şimdi de katlayıp yerine koyan bir makina hayali kuruyorlar.
Tembelliğe kolayca ayak uyduran insanımız, hareketsiz kaldı ve vücut tepki olarak kilo almaya başladı. Bir de yemek yapmaya üşenip hazır yiyecekler (fast- food) tüketmeye başlayınca obezite kapıyı aşındırmaya başladı. İnsanımız o kadar tembelliğe alıştı ki “hareket” etmek için şöyle oksijeni bol bir parka gitmek yerine evine koşu bandı alıp kurtuldu dışarıya çıkmaktan, “hareket” etmekten. Evet, teknoloji birçok iyilik yaptı bize ama birçok hastalığı da beraberinde getirdi. Radyasyon! Adı bile ürkütücü değil mi? Radyasyon olan alanların kapılarında şu yazıyı görürüz “ Hamile olanlar veya hamilelik şüphesi bulunanlar giremez!” çünkü onlar bir can taşıyor. Peki hiç düşündünüz mü içeriye tedavi için girenler de bir can hem de hasta bir can.
Halk arasında bir deyim dolaşır “eski toprak” diye. Genellikle eski topraklar hasta olduklarında “Sen eski topraksın sana bir şey olmaz.“ derler. İyi de ne oldu bu topraklara da bizi hasta ediyor. Cevap çok basit kirlettik hem toprağı hem de havayı. Kızıyorsunuz biliyorum “ Ne yani eskiye mi dönelim, gaz lambası mı yakalım?” diye soruyorsunuz tabi ki hayır istesek de dönemeyiz. Ama teknolojiyi olması gerektiği gibi ve yararlı kullanmak bizim elimizde. Teknoloji bizim hayatımızı yönlendirmesin biz teknolojiyi yönlendirelim!Belki hayalî gelecek ama yakında insan görevi gören robotlar icat edip onlarla yaşamaya başlayacağız. Çünkü insanlık birbirinin düşmanı olacak. Kısacası teknoloji hayatımızın her alanında bugünkünden daha fazla olsaydı bizler bir süre onun sarhoşluğuyla yaşardık ama sonra yarattığımız bu teknolojik dünyayı yok etmek için savaşırdık.
Siz ne düşünürsünüz bilmiyorum ama insanlık teknoloji yokken daha mutlu, daha samimi ve daha sağlıklıydı. Aşkları zordu konuşamıyor, görüşemiyor, mektuplaşıyorlardı. Ama Haluk Levent’inde dediği gibi ;  “En güzel aşk zor olandı.” Haberleşmeleri zordu ama aldıkları haberlere verdikleri tepkiler samimiydi. Savaşları bile daha onurluydu!
     Artık teknolojiden kaçış yok! Madem kaçış yok onu işe yarar kullanalım insanlık için faydalı yerlerde harcayalım! Kendi sonumuzu yaratmayalım.