Konusu " Eğer teknolojinin tüm gereksinimlerinizi karşıladığı, çalışmak zorunda olmadığınız bir dünyada yaşıyor olsaydınız, yaşam seçimleriniz neler olurdu? "

Yazar Rumuzu:duru0001
Eser Sıra Numarası:200213eser04




                                                        GEÇMİŞİMDEN İBARET BUGÜN      
    Bilgisayarın olmadığı, televizyonun yaygın olmadığı bir neslin devamıyım.Geri kalınmışlık veya eksiklik gibi düşünen çoktur bunu ama ben öyle düşünmüyorum. Çünkü o zaman insanlar birbirleriyle konuşurdu, birbirlerinin göz renklerini bilirdi. Çok iyi hatırlarım ki küçükken ailemle hep beraber konuşabilmek için elektriklerin kesilmesini isterdim.Bayram gibi gelirdi bana elektriklerin kesilmesi.Mum ışığında somut olan hiçbir şey tam net olmadığı halde kalpler ve gözler sanki çok netti. Çünkü televizyona bakmaktan kimse birbirine bakmıyordu.Geçmişim de bilgisayar yoktu ve çocukların oynadığı  sanal oyunlar da yoktu. Ama o sanal oyunlar yerine, canlı kanlı dokunabildikleri, hayatı paylaştıkları, bir çikleti dişleriyle ikiye bölüp paylaştıkları, beraber gülüp, beraber ağladıkları arkadaşları vardı. Hayatı bir cam fanus gibi bilgisayar klavyesinde ve ekranda öğrenmediler, onlar hayatı kaldırımlarda, toprak kokusunda öğrendiler.O nesilden bugündeyim ben.Sokak oyunlarıyla mutlu olan o şımarık masum çocuk ruhumu kovup, yerine kendine hapsetmiş bilgisayar oyunları yeterince yerleşti bugüne. Yarın onların esiri. Geçmişimde  teknoloji bu kadar gelişmemişti ama o zaman da aşk vardı. Telefon ve  bilgisayar da yoktu ve sevdiklerini çok özleseler de beklemek zorundaydılar. Ama beklemek aşkı güçlendirmez mi?  Daha çok alevlenmez mi aşk özledikçe? Şimdi ki gibi istedikleri an seslerini duyamıyorlardı veya bir ekrandan göremiyorlardı.Ama bence aşk beklemeye değer ve özlemeye layıktır.Aşkta teknoloji olmaması, kalbe düşen ufak bir hasret sızısıdır.Onlar birbirlerinin kalp seslerini duyuyorlardı telefona gelen mesaj sesini değil. Birinin gözlerinin içine bakmanın tadını yaşıyorlardı, bir bilgisayar ekranından konuşmuyorlardı.Daha çok özlüyorlardı belki ama daha da çok mutluydular kim bilir?
Ve ayrıca  ben şimdi  Kalemin, kağıdın tadını biliyorum ve şanslıyım.Ya bilmeseydim kalemi, hayatım sadece tuşlardan hatta ekrandan ibaret olsaydı?  Yazmanın zevki bu kadar sarar mıydı acaba ruhumu?  Her üzüldüğüm de kağıda kaleme sarılmak kendimi yalnız hissetmemi önlediği gibi bir bilgisayarda önler miydi bunu? Her şeyi bir kenara bıraksam, kendimden uzaklaştırıp ucu bucağı belli olmayan bir yere bırakıp geri gelsem,  gençliğin kıymetlisi bilgi merakını nereye koymalıyım? Hiç ansiklopedi karıştırmadım.Merak ettiğim neyse parmaklarımın iki tuşa basması yetiverdi.Öğrendiğim her neyse tekrar yapmadığım sürece çoğu zaman bir kaç gün sonra unuttum.Çünkü uğraşmadım,  kolay ulaştım o bilgiye. Bizler, kolay ulaştıklarımız arasında kaçının değerini bildik? Çalışkan gençlik? Gençliğin önünde bir dizi teknoloji.Nereye gidecek bu çalışkan gençlik uzaya mı? Bu dünyada  yarınlara bugünden daha kuvvetli bir gençlik istiyorsanız bilgileri siz vermeyin.Saklayın sımsıkı.Biz koparalım hatta gerekirse çalalım sizden.Çünkü biliyorum ki ben de dahil uğrunda mücadele verdiğim hiç bir şeyi kaybetmeyi göze alamayız.Onu sahipleniriz ve asla bırakmayız.Gene de şanslıyım.Ben edebiyat öğretmenliği isteyen bir genç.Öğrencilerim kağıt kalem tutacak.Çağ nerede olursa olsun, ona ayak uydurmak adında yaşanması ve blinmesi gereken özel duygulardan mahrum kalınamaz. Edebiyat okuyan birinin kalem tutmaması irkitici geliyor bana.Teknoloji güzeldir ama tadında kaldığı sürece.Gün gelecek teknoloji dünyaya hakim olacak , isterdim ki dünya teknolojiye hakim olsun.Özgürlük delisi bizler,onun esiri ve kölesi olduğumuzu farkına bile varmayacağız.Ellerimizi kelepçeleyecek teknoloji ve bize uykuda yastığa sarılıyormuş gibi gelecek. 
Doğan bir bebeğin dünyaya geldiğinde ağlaması gibi olsun istemiyorum geleceğim. Yavru kedinin ,  açken uzaktan ekmeği  ciğer zannetmesi gibidir  teknoloji ve ben ileride hayalim bu değildi demek istemiyorum.  Eğer sadece teknolojinin hakim olduğu bir dünyada yaşasaydım,  Her şeyi bildiğini sanan bir alzheimer hastası gibi olurdum.   Belki gerçekten bilirdim her şeyi ama ara sokaklarda kalmış oyunlar olmasaydı, duygular olmasaydı ve hayallerim olmasaydı.Evet koşa koşa nefes nefese giderdim okula kilometrelerce koşardım belki ama aldığım bilgi daha değerli olurdu. Komşudan ödünç alır gibi değil benim olurdu. Kimse alamazdı benden. Ben onun için koştum, savaştım derdim.

Belki bir evde bir mahallede bir kanalı izlerdim ama yalnız kalmazdım ve yalnızlıktan daha iyi değil midir beraberlik?  İnsan yalnızlıktan mı daha çok sıkılır, kalabalıktan mı?  Teknloji  hayatın tadıdır ama her şeyin fazlası zarardır. Fazla tatlı  bir zaman sonra mide bulandırır. Altını çiziyorum, olduğumuz yerde saymak ve ilerlememek taraftarı değilim.  Ama teknoloji uğruna kaybedilmemesi gereken mükemmel duygular vardır.  Alınamaz, satılamaz duygular. Teknoloji bizi, bize unutturmamalıdır. Teknolojinin sahibi bizler öyle bir hale geldik ki, o bizim sahibimiz oldu. Yanımızda oturan dostumuzu başımızı telefondan kaldırıp görmeliyiz.  Telefon bu, yarın bir üst modeli çıkar da dostun bir üst modeli  çıkar mı?Eğer teknolojinin hakim olmadığı bir dünyada yaşasaydım,  istediklerime ulaşmak için biraz daha savaşırdım.Biraz daha fazla hayal kurardım belki de.Kavuşmanın tadını doya doya yaşardım, çünkü özlemeyi sular seller gibi bilirdim. Bilgimi alıp küçük bebeğim yapardım. Bulduğum her satırı itinayla okuyup, beynimin en ücra köşesine yerleştirirdim.  Ona zarar gelmesine izin vermezdim ve onu unutmazdım . Küçük bebekler ne de olsa unutulmaya gelmez değil mi? Eğer teknoloji hiç hakim olmasaydı, yorulurdum, boşa giden çok zamanım olurdu ancak hayatın mücadeleden ibaret olduğunu küçük yaşta öğrenirdim, çok sonra değil. Hayat tozu toprağı birbirine karışmış, sanal bir oyun sahnesi gibi. Belki o oyundan tozla toprağı avuçlarımla ayırırdım.Eee sonra geriye emeğinin karşılığında tebessüm etmeyi kendime ödül verirdim. Yani gülmeyi de ihmal etmezdim. Çünkü  zor şeyler ödülü hak eder.Teknoloji güzeldir ancak hepimizin tersi düzüne dönmüş gibi. Teknolojiye hakim olabildiğimiz sürece güzel.Almış çarığını kaçıyor. Bence tutmalıyız teknolojinin kuyruğunu ona dur demeliyiz. Dur büyü büyü ama sakın bizi değiştirme. Alışkanlıklarımızdan ve kültürümüzden bizi uzak bırakma. Sonra salmalıyız onu. Teknoloji gelişirken bilmeli  ki kontrol altında. Bilmeli yani elini sallasa herkes gelmez  kollarına. Elini sallaması için bizden izin almalı önce. Çünkü biz onun kurbanı değiliz, o bizim yardımcımız.
    Teknoloji hakim olmasaydı; dünyam karanlık olurdu belki kim bilir ama yüreğim aydınlık olurdu eminim. Teknolojinin esiri olmasaydık belki de her şeyin tadı kursakta değil yürekte kalırdı.Belki her şey daha güzel belki daha kötü olurdu ama şu bir gerçek ki cansız bir varlığın esiri olmaz, kendimizle baş başa kalırdık. Hayatı tuşlara bir mandal ile asıp bırakmazdım da tırnaklarımla alır korurdum belki.