Konusu " Eğer teknolojinin tüm gereksinimlerinizi karşıladığı, çalışmak zorunda olmadığınız bir dünyada yaşıyor olsaydınız, yaşam seçimleriniz neler olurdu? "

Yazar Rumuzu:dilâ0001
Eser Sıra Numarası:220113eser01



                                       TEKNOLOJİ ve DEĞİŞEN İNSAN 

       Sınırların ortadan kalktığı, zaman dahil her şeyin hızlandığı, her olayın saniyesinde öğrenildiği bir dünyada yaşıyoruz; ama bu dünyadan başka insanın sığınacağı bir yerde yok. Bir gün bu teknoloji denen çılgınlığın sonu, hepimizin karşısına tüm çıplaklığıyla çıkacak! 
İnsanoğlu tarih sahnesine çıktığından bu yana hayalindeki boşluğu doldurmak için, bir arayış içerisine girmiştir. Hayatı kendisi için yaşanabilir hale getirmek adına yıllar önce bir tohum ekmiş, bu tohumun da yeşermesi için -adeta çöl ortasında olan- su kuyusundan umut damlatmışlardır. Şimdi biz, bu yeşeren ağacın gölgesinde oturmuş ve etrafımızda değişmekte olan, şekillendirdiğimiz yaşamı şaşkınlık içerisinde izliyoruz. 
Teknoloji önce ihtiyaçlarımızı karşılamak için doğmuş sonra insan hayatını kolaylaştırmış ve en sonunda da insanı rahat ettirmek görevini başarıyla üstlenmiştir.İlim ve teknoloji bize geçmişimizden emanet, kardeşlerimize ve çocuklarımıza hediyemiz olacaktır. Yıllar ilerledikçe elimizdeki bu değerli elmas işlenecek ve en sonunda büyüleyici hale gelecektir.
İnsan doğası gereği yaşam tarzı değişiyor. Hedeflerimiz, hayallerimiz ve seçimlerimiz de öyle… Her şey, her şey yön değiştiriyor. Peki insanoğlu neyi kovalayacak bundan sonra?
Genellikle insanlar kurdukları hayalin peşinden gider ve onu gerçekleştirmek için ellerinden geleni yaparlar; yani yaşadığı hayata amaç kazandırırlar. Teknolojinin ilerlemesi insanların hayatını o kadar kolaylaştıracak ki, çoğumuzun yaşamı sıradan, sıkıcı hale gelecektir.  İnsan kendi mesleğini bir makineye devretmenin burukluğuyla kolaylaşan hayatı kucaklayacak ve bilinçsiz bir tüketim savurganlığı başlayacaktır…. 
Teknolojinin ilerlemesi pek çok yönden iyi olabilir; ama bu durumun aşırıya kaçması, doğallık kavramını ortadan kaldıracaktır. Toprak yerine laboratuarlarda yetiştirilen meyve-sebzeler bize aslında her şeyin özünden çok farklı noktalarda olduğunun göstergesidir. Her önümüze geldiklerinde, tadına varmadığımız her lokma bize bu gerçeği hatırlatacaktır.
Zaman gelse öyle olsa ki, evimizden dışarı çıkmadan göğü selamlasak, yağmurdaki toprak kokusunu penceremizi açmadan duysak, dostla içilen kahvenin tadını en son masa üstüne atsak. Sanal gerçekliğimiz bağlantı kopmasıyla sona erer ve gerçekler başlar.
Ne hayatımız teknolojisiz ne de gelecek emeksiz olur. İnsan çalışmadan da yaşamını sürdürebilir. Ancak istediği huzuru ve yaşam sevgisini emek harcamadan bulamaz.

     Unutmamalıdır ki dün ekilen tohum bugün sulanmadan yarın mahsul vermez!