Konusu " Eğer teknolojinin tüm gereksinimlerinizi karşıladığı, çalışmak zorunda olmadığınız bir dünyada yaşıyor olsaydınız, yaşam seçimleriniz neler olurdu? "

Yazar Rumuzu:dhgdh1928
Eser Sıra Numarası:240213eser25




                                                          B E N İ M   M A R S I M 
      Elimde seçme şansı olsaydı kesinlikle bundan 600 yıl öncesinde yaşardım.Radyasyonun keşfedilmediği bir hayat eminim daha iyidir.Ama ne yazık ki öyle bir fırsatım yok ve ben bu ölüm tuzağının içinde yaşamaya çalışıyorum.Çevremdeki insanlar hallerinden oldukça memnun.Ben bir türlü onlar gibi bu yaşam tarzından zevk almayı beceremiyorum.Dünya bu hale gelmeden önceki yaşamı geçmişten bana kalabilen büyük büyük büyük dedemin günlüğünden öğrendim.
Tarihi bir belge niteliğinde olan bu zevk alabildiğim tek şeyi oldukça seviyorum.Bunu okurken sanki kendim yaşıyormuşum gibi oluyor ve o kapağı kapattığımda gerçekleri geri dönüyorum.Ben bu durumdan çok sıkıldım.Kendimi bir şekilde bu nükleer santral hayatından kurtarmalıyım.Benim gibi düşünüp boş buldukları dağlara yerleşen insanlar var ve oldukça klasik bir olay ve farkında olmadan oraları da geldiklere yerlere benzetiyorlar yavaş yavaş.Evet aslında onlar gibi bu dağlardan birinin eteğine kendime ev yaptırıp hiç içine (asla benden zeki olamayan fakat kaliteli malzemelerine yakışır performanslar sergileyen) metal koymadan yaşayabilirim.Yemek yiyebilirim hiç olmazsa.Çevremdeki insanlara yemekler tabaklarla kendi pişirdiğim yemeklerden verip onlarında tabakları bir kaç yemek kapsülüyle değilde kuru-pilav ya da kurabiyelerle doldurup geri getirmesini beklerim.Hatta bir kaçıyla kavga ederdim.Eminim bu da sonrasında barışarak biterse güzel bir şeydir.İnsanların birbirini neredeyse hiç görmediği bu uzayda kavga da edilmiyor.Sanırım en iyisi başka bir uzaya gitmek.Mars'a yerleşmek istiyorum.Orasını Dünya henüz kendine benzetemedi.Yerleşimi de az.Köy gibi.Koca gezegen sadece bize ait olurdu,bu beyinsiz,sert vurunca ses çıkaran yaratıklardan ziyade evimin kapısını açtığımda minik bir kedi görmek istiyorum.
Komşumun evine girerken tedirgin olup bahçesindeki köpekten korkmak istiyorum.Hatta bu köpek geceleri sürekli havladığı için yediği uyku ilacı koymak istiyorum ve köpeği çok uzun süre uyutuyorum.Sonra bu duruma üzülüp başka birinin köpeğinin marsa yeni gözlerini açmış köpek yavrularından birini komşum için alıp ona verirdim.Birlikte bakarız.Tabi beni köpekten uzak tutup evine almaz bir daha ama olsun ben yaşadığımı hissedebilmek istiyorum.Kentin öbür ucuna girip ağaçtan meyve yerken bir gün çiftliğin sahibi beni görmeli ve ben ondan kaçarken dizimi acıtmalıyım.Bu acı bir kaç gün geçmemeli,o yara kanamalı,kabuk bağlamalı,ben onun iyileştiğini görebilmeliyim.Kendi kendini imha eden Dünya'da yaşayamadığım çocukluğumu Mars'ta yaşamalıyım.Bu hayallerimi gerçekleştirmek için yıllardır biriktirdiğim parayla tek gidiş biletimi alıp Mars'a gideceğim.Belki sonunda insan olmayı hakedip mutlu olabilirim.Küçük evimin küçük bahçesinde havuç yetiştiririm üç tavşanım için.Bende yerim tabi.Ama yıllardır her işimi yatarak hallettiğimden başta bu duruma alışmakta zorlanacağım ama ne olursa olsun bu muhteşem organik hayat vazgeçilmez tutkum.
      Uzun zamandır istediğim bileti alıp robotların santralini terkediyorum.Dünyalaşma evresindeki Mars'a doğru yola çıkıyorum ve 3 dakika 29 saniye sonra oradayım.Evimde,koltuğuma oturmuş,kucağımda sımsıkı sarıldığım o eski günlük,beni getiren bu mekiğin dönüşünü izlerken uyuyakalan insan olarak kendimi seviyorum.Burası benim Mars'ım!