Konusu " Eğer teknolojinin tüm gereksinimlerinizi karşıladığı, çalışmak zorunda olmadığınız bir dünyada yaşıyor olsaydınız, yaşam seçimleriniz neler olurdu? "

Yazar Rumuzu: bilge1999
Eser Sıra Numarası: 040213eser03



                                                         AZI KARAR ÇOĞU ZARAR

          Teknoloji kısaca hayatımızı kolaylaştırma eğilimimizin meyvesidir. Maddi ve manevi yönden kazanç sağlamak da bir başka bakış açısı. Kafanızda soru işaretleri oluştuğunu görür gibiyim. Daha açık ve net anlatmaya çalışayım. İlk insanlar bize göre çok daha ilkel şartlarda yaşıyorlardı. Bunda hem fikiriz sanırım. Henüz hiçbir buluş yapılmadığı zamanlarda toplayıcılıkla hayatlarını sürdürüyorlardı. Zamanla etraflarında olup bitenleri gözlemlemeye başladılar. Çok geçmeden de zekâlarını kullanıp daha rahat yaşamanın yollarını aramaya başladılar. Şimdi ise gördüğünüz gibi birçok konuda bayağı bir yol kat ettik. Anlatmak istediğim şu: Teknoloji, insanların refah ve mutluluk düzeylerini arttırmayı amaçlamaları bunun sonucunda da somut örnekler ortaya koymalarıdır. Kısacası bir üst seviyeye geçme çabalarımız ve elde ettiğimiz sonuçlar teknolojinin temelini oluşturur. Sanırım soru işaretlerini büyük oranda ortadan kaldırdık. Teknoloji bu güne kadar büyük ve takdire şayan bir gelişme gösterdi. Peki ya bundan sonra? Gelişmeye devam eder herhalde. Bir soru daha. Teknolojinin gelişmesi nereye kadar sürecek? Tahmininiz yok mu? Biraz karmaşık olduğunu kabul etmiyor değilim. Bu konu da uzman da değilim. Bu nedenle dilim döndüğünce anlatmaya çalışacağım.
Şimdi sizden hayal etmenizi istiyorum. Evet, doğru duydunuz. Ben size gerekli yönlendirmeleri yapacağım. Gözlerimizi kapatalım önce. Uçan arabaların olduğu, gökyüzündeki evlerde yaşadığınızı düşünün. Çalışmanıza gerek yok. Bütün işleri sizin yerinize robotlar yapıyor.“Vay be teknoloji ne kadar çok gelişmiş.” Kulağa çok hoş geliyor değil mi? Bunlar sadece senin hayal ettiklerin. Daha doğrusu benim hayallerim. Yüzlerce bilim insanı bir araya gelirse çok daha fazlasını yapacaklardır. Kaldığımız yerden devam edelim. Robotlar o kadar çok etrafınızı sarmış ki aklınıza gelebilecek her şeyi onlar yapıyor. Tarım, hayvancılık, fırıncılık, şoförlük, mühendislik, mimarlık hatta doktorluk ve daha bunun gibi birçok şey. Ne kadar rahat bir hayat değil mi? Sabahları kalkınca kahvaltınız hazır. Dişlerini fırçalamana gerek yok. Çünkü istediğin zaman iki dakikada iki tuşa basarak bembeyaz yapabilirsin. Kıyafetlerin birkaç parmak hareketiyle birlikte beden ölçülerine göre hazırlanıyor. Işık hızına ulaştığın için istediğin her yere kolaylıkla gidebiliyorsun. Aklınıza gelebilecek her şeyi gerçekleştirebiliyorsun. “Cennet gibi.” Ben olsam o kadar emin olmazdım.
Teknolojinin her zaman olduğu gibi olumlu ve olumsuz yönleri gelecekte de olacaktır. Ben size hep iyi yönlerini anlattım. Şimdi buzdağının diğer tarafını görme vaktiniz geldi. Bütün gün yapacak hiçbir işiniz yok. Sabahtan akşama kadar boşsunuz. “Ne var ki bunda? Akşama kadar kafamıza göre gezip tozarız.” Peki bu kaç gün sürecek? Yani demek istediğim ışık hızında bir insan olarak çok kısa sürede istediğiniz her yere gidebilirsiniz. Öte yandan senin yerine bütün işlerini yapan bir sürü robotunuz var. Bir ömrü böyle geçirmeyi düşünmüyorsun değil mi? Sanırım söyleyecek bir şeyiniz yok. Ben devam ediyorum öyleyse.
Kısıtlamaların olmadığı bir dünyada özgür olmanın da bir anlamı olmayacaktır. Okul yok, öğrenme güçlüğü yok. İstediğin her şey beynine yerleştirilen çipe bilgisayardan saniyeler içinde aktarılacak. Atalarımız “Ne ekersen onu biçersin” demişler. Eğer teknoloji bu hızla devam ederse ne ekecek bir şey ne de biçecek bir şey bulacaksınız. Emek harcamak… Alın terletmek… Hiçbiri olmayacak. Tabii beraberinde bir konu üzerinde uzun süre uğraşıp sonuca ulaştığında hissettiğin o muhteşem duygu da olmayacak. Mutluluğun eksikliğiyle birlikte gelen büyük bir boşluk. Öyle ki teknoloji bile bu boşluğu dolduramıyor. Bu sadece küçük bir örnek. Aynı şekilde yüzlerce örnek verebilirim; ancak sizleri günlük hayatınızdan alıkoymak istemiyorum. Gözlerinizi açabilirsiniz. Galiba buzdağının diğer yüzü sizi o kadar da mutlu etmedi.
         Evet, kafanızı karıştırdığımın farkındayım. Aslında hiçbir soru işareti kalmayacak derken sizlere beyaz bir yalan söyledim. İşin özü şu ki biraz öncede bahsettiğim gibi teknoloji büyük bir hızla gelişmekte. Ancak bunun hem iyi hem de kötü tarafları olacaktır. Siz ne dersiniz bilmiyorum ama bence teknolojiyi yönlendirmek bizim elimizde. Bir şey yaparken bunun sonuçlarını en ince ayrıntısına kadar düşünmeliyiz. Bakın Einstein’a… Atomu parçalamanın yolunu buldu. Fakat sonra ne kadar kötü bir şey yaptığının farkına varınca pişman oldu. Teknoloji üzerinde en az iki kere düşünülecek bir konu. Her şeyde olduğu gibi azı karar çoğu zarar…